Karar yükleniyor
2 kayıt · en yeni sırada
Aradığınız: 1221 m. 8 atfı olan kararlar.
Resmî Gazetetaranmış belge: Metin taranmış belgeden otomatik okundu; harf ve rakam hataları olabilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 12/11/2021 Tarihli ve E: 2020/2, K: 2021/3 Sayılı KararıAnayasa Mahkemesi · Norm denetimi
E. 1962/211 K. 1962/121itiraz konusu: olabilecek idarî bir tasarruf olarak tavsif olunmaktadır. Orman idaresinin bütün ormanlar üzerinde kanuni görevi icabı olarak denetim ve sözetiın de bulunması, istediği eylem ve işlemi yapması halleri başka, mahkemede bakılmakta olan bir dâva dolayısiyle dâva konusu yer hakkında (Bu yer orman sayılan yerlerdendir) diyerek kendi takdirini delil bakımından dâvaya hâkim kılması hali başkadır. Nizalı yerin orman olduğu veya olmadığı yolundaki iddia ve savunma, tarafların kendi delilleriyle ispat olunur. Bir icra organı olan ve dâvada hasım mevkiinde bulunan Ziraat Bakanlığının cevabı, hukukî mahiyeti itibariyle iddia cümlesindendir. Ne mahkemeyi bağlar ve ne de hasmını ilzma eder. Bu cihetlerin lâyıkiyle aydınlanması için tatbikattan bazı misaller vermek yerinde olur. 4753 sayılı kanuna göre toprak dağıtımı komisyonlarının muhtaç çiftçiye verilmek üzere Hazine namına belirttiği yerler muhtaç çiftçiye damıtılarak tescil edilmiş olsa dahi, tapu sahibinin her zaman zilyedlikle iktisap müddiesinin de bu yerin (Hazine namına tesciline kadar açacakları istihkak dâvaları umumi hükümler dairesinde incelenir. Bu yerlerdeki belirtme, dağıtma idari bir tasarruf olduğu halde, sübut delili bakımından mahkemeyi bağlamadığı gibi diğer tarafı da ilzam etmez. Yine 2510 sayılı kanuna göre Hazine yeri olarak belirtilip iskân yolu ile verilen yerler tescil edilse dahi, muayyen süre içinde aynen müteallik istihkak dâvası dinlenir. Belirtme ve dağıtmaya müteallik idarî tasarruf, dâvaya umumi hükümler dairesinde bakılmasına ve delillerin serbestçe ikamesine engel değildir. Mahkemedeki dâvaya bağlı bu olaylarda idarî belirtmelere ve dağıtmalara karşı istihkak müddeisinin Danıştay'a başvurmasına mahal yoktur. Mahkemedeki dâvanın delili, idarî tasarruf konusu olamaz. Aksi hal mahkemenin kaza hakkının, sübut delili noktasında tahdit edilmesi ve tamamı mahkemeye ait olan tahkikatın tecezzi ettirilmesi demektir. Bu görüşün hukuk kuralları bakımından savunulması mümkün değildir. Orman, hayati bir mevzudur, memleketimizin büyük bir derdidir. Ormanlarımızdaki tahribatın gittikçe arttığı, ormanları korumak için sert tedbirlere ihtiyaç bulunduğu münakaşaya tahammülü olmayacak derecede belli bir keyfiyettir. Fakat müzakere konusu madde, hukuk kurallarına ve Anayasa'ya aykırı olmasından sarfınazar, ormanlarımızı koruyacak kanun bir tedbir mahiyetinde değildir. Hukuk kuralları dışına çıkmaksızın daha koruyucu ve etraflı hükümler şevki münkündür. Bu madde, tatbikatta, bir çok şahısların cedlerinden kalan orman yakınlarındaki tarlaları, zeytinlikleri, narenciye bahçeleri hakkındaki iddia ve savunmalarının mahkemelerce tahkiki imkanını ortadan kaldırmıştır. Bir rok haksızlıklara yol açtığı ve zararlı tepkiler doğurduğu görülmüştür. Anayasamızın 132 nci maddesinin 2 nci fıkrasında (Hiç bir organ, makam merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz) denilmektedir. Yukarıda izah olunan olaylar, müzakere konusu maddenin Anayasa'ya aykırılığını açıkça göstermektedir. Diğer tarafın idda ve savunma hakkını açıkça göstermektedir. Diğer tarafın idda ve savunma hakkını tahdit etmesi itibariyle Anayasanın 31 inci maddesine de aykırı bulunmaktadır. Bu sebeple 6831 sayılı kanunun 1 inci maddesinin iptali gerektiği reyindeyim. Üye Osman Yeten MUHALEFET ŞERHİ İtiraz konusu 6831 sayılı kanunun (Ormanların tahdit ve kadastrosunun ikmaline kadar bu kanunun 1 inci maddesinin tatbikatından çıkacak ihlilaflarda, o yerin orman sayılıp sayılmayacağı Ziraat Vekaletince belirtilir) şeklinde yazılı bulunan geçici 1 inci maddesidir. Orman tarifine müteallik olan 1 inci maddenin izahında da işaret olunduğu üzere memleketin morfolojik, iklim ve tenebbüt bünyesinin arzettiği çeşitli değişikliklerle, ekonomik ve içtimai vaziyetlerinin mütenevvi icapları olarak tam ve kâmil bir tarifin mutlak surette ifade edilmesindeki müşkülatın tatbikatla yer yer ihtilâf tevlit edebileceği gözönünde bulundurularak ihtilâf halinde bir yerin orman sayılıp sayılmaması hususunda bütün faktörleri mülâhaza etmek suretiyle objektif karara varabilecek selahiyetli merciin Ziraat Vekâleti olabileceği düşüncesinden mülhem, olarak bu maddenin konduğu" gerekçesinde ifade edilmektedir. Filhakika ormanların yurt için hayati değer taşıdığı herkesçe bilinen ve kabul edilen bir gerçektir. Nitekim Anayasamıza da ormanların korunması ve geliştirilmesi yurt için hayati değer taşıdığı herkesçe bilinen ve kabul edilen bir gerçektir. Nitekim Anayasamıza da ormanların korunması ve geliştirilmesi bakımından bazı hükümler konmuştur. Diğer taraftan Anayasa'nın 7 nci maddesinde ifadesini bulan Hukuk Devleti esaslarından birisi ve en önemlisi de şüphesiz mahkemelerin bağımsızlığıdır. Anayasa'nın 7 nci maddesinde; yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı ve 31 inci maddesinde herkesin meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle idda ve savunma hakkına sahip oldukları Anayasa'ya kanuna ve hukuka ve vicdani kanaatlarına göre hüküm verecekleri ve hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemeler ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği genelge gönderemiyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamıyacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Anayasa'nın bu hükümleri karşısında metni yukarıya geçirilen 6831 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinin hukukî neticelerinin ne olabileceğinin ve mahkemeleri bağlayıcı bir hüküm olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Mahkemeler dâvanın mahiyetine göre Ceza ve Hukuk Muhakeme Usulleri Kanunları hükümleri dairesinde tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmaları ve buna ait belgeleri tetkik ve icabında ihtilâf konusu yerin bilirkişi marifetiyle keşfi yapılarak bir karara varmakla görevlidirler. Mahkemeler, karara varmak için ikame olunan delilleri serbestçe takdir hakkına sahiptirler ve bilirkişi mütâlâaları da hâkimi takyit etmez. Geçici 1 inci madde ise; ihtilâf vukuu halinde bir yerin orman sayılıp sayılmıyacağının belirtmekte Tarım Bakanlığını yetkili kılmıştır. Maddenin açık ve kesin ibaresi; bu hususda başkaca deliller ikamesini ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Buna göre mahkemeler Tarım Bakanlığının mütâlâasına uygun olarak hüküm vermek mecburiyetinde bırakılmıştır. Nitekim Öteden beri adlî uygulamanın da bu yolda olduğu görülmektedir ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetinin 29/5/1957 gün ve 9/18 sayılı kararı bu görüşümüzü desteklemektedir. Kanunun tanıdığı bu yetkiye dayanarak Tarım Bakanlığının yaptığı işlemin idari bir tasarruf olduğu ve hür idari tasarruf gibi bunun da kazaî denetime tabi olduğu cihetle kesin ve mahkemeleri bağlayıcı bir hüküm olarak kabul edilcmiyeceği yolundaki çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. Çünkü dâva doğrudan doğruya adlî mercilerce halli lâzım gelen bir ihtilâfa taalluk etmektedir. Tarım Bakanlığı mütalâası idarî bir tasarruf kabul edildiği takdirde adlî kaza merciince doğrudan doğruya çözülmesi gereken bir hususun idari dâva açmak yoluyla idarî kaza merciine hallettirilmesi gibi hukuk esaslarına uygun düşmeyen bir sonuca varılacaktır. Üstelik bu halde gerek hukuk ve gerekse ceza mahkemelerine açılmış olan bir çok dâvaların görülmesini de sürüncemede bırakacaktır. Tarım Bakanlığının bu işlemini bir bilirkişi mütalâası olarak kabul etmek görüşü daha mülayim gelmekte ise de bilirkişi mütalâasının hâkimi takyit etmiyeceği prensibi İle geçici 1 inci maddenin kesin hükmünün bağdaşmasına imkân yoktur. Ayrıca bilirkişinin tarafsız olması da hukukun temel kurallarındandır. Halbuki; olayda orman idaresi ya davacı veya dâva edilen mevkiindedir. Yani dâvada taraflardan birisidir. Orman U. Müdürlüğü ise Tarım Bakanlığına bağlıdır. Böyle olunca da; mütalâanın tarafsız bir bilirkişi mütalâası olarak kabulüne de imkân tasavvur olunamaz. Netice itibariyle; bu suretle ormanların korunması mümkün olacağı düşüncesiyle Hâkimlerin başka deliller aramadan Tarım Bakanlığının mütalâası ile iktifa ederek hüküm vermelerini sağlamak maksadiyle geçici 1 inci maddenin tedvin olunduğu maddenin açık ve kesin hükmünden anlaşılmaktadır ki bu hâl delillerin serbestçe ikame ve takdirine ve hâkimlerin bağımsızlığına ve vicdani kanaatlarına göre hüküm vermeleri gerektiğine dair olan Anayasa'nın yukarıda sözü edilen maddelerine aykırı görüldüğünden 6831 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinin iptali reyindeyiz. Üye Celâlettin Kuralmen Üye İhsan Keçecioğlu GEREKÇEYE MUHALEFET ŞERHİ Ormanların korunması ve geliştirilmesi hakkındaki Anayasanın 131 inci maddes
Karar bu panelde açılır; liste yerinde kalır.
Karar bu panelde açılır; liste yerinde kalır.
Karar yükleniyor
Bağlantınızı kontrol edip yeniden deneyin ya da kararı tam sayfada açın.