Sayıştay · Temyiz Kurulu

Atıf ağı
Diğer
Yazı boyutu

Atıf biçimi

Biçime dokunun, panoya kopyalanır.

Resmî kaynak

6. Daire · E. 54855 · K. 58045 · 21.05.2025

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu
Araştırmacı kadrosunda görev yapan personele mevzuata aykırı olarak eski kadrosuna ilişkin mali hakların ödenmeye devam etmesi.

223 sayılı ilamın 1. Maddesi ile, … Bakanlığı … Müdürlüğü bünyesinde “Araştırmacı” kadrosunda görev yapan …’e, daha önce … İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcı kadrosunda görev yapması sebebiyle fark olarak ödenen mali hakların, fark ödemesine müstehak olunan süre tamamlandığı halde verilmeye devam edilmesi suretiyle neden olunan …-TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Gerçekleştirme Görevlisi … ve Harcama Yetkilisi …’ün aynı mahiyetteki dilekçelerinde özetle:

“İSTEMİN ÖZETİ : ..., ... İl Özel idaresinde Genel Sekreter yardımcısı olarak görev yapmakta iken 6360 sayılı Kanun uyarınca 31.03.2014 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığına naklen atandığı ve bu görevde yaklaşık 11 ay Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra ilgili, Belediye tarafından personel fazlalığı gerekçesiyle mülga Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiş ve ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı kadrosuyla göreve başlamış 21.09.2020 tarihine kadar göreve devam etmiştir. ...’ e ilgili Kanun gereği, eski kadrosu ( büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı) mali haklarının, 3 yıl süre ile ödenmesi gerektiğinden ilgilinin, kurumda Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihinden başlamak üzere 27.01.2018 tarihine kadar 3 yıl süre ile ödendiği, bu tarihten sonra ilgiliye Araştırmacı kadrosunun haklarının ödenmesi gerekirken maaş ödemelerin eski durumu ile sehven devam ettiği, 2022 yılının mart ayında sehven fazla maaş ödemesinin tespit edildiği ve fazla ödemenin tahsiline yönelik 14.03.2022 tarih ve 229 3532 sayılı yazı ile ilgiliye tebliğ edildiği, bahse konu kamu zararının ise (2018,2019 ve 2020) yıllarına ait fazla ödemelerin sırasıyla; Seri BP 02.01.2024 tarih ve 1776875 numaralı Halkbank dekontu ile … - TL ve 09.02.2024 tarih ve 2024001554609511 işlem numaralı Vakıfbank dekontu ile …- TL olmak üzere toplamda … -TL olarak ilgiliden tahsil edilmiş ve fazla ödeme kamu zararı işlemleri mevzuata uygun olarak tamamlanmış ve sonuçlandırılmışsa da;

Sayıştay 6. Dairesinin 12.07.2024 tarihli ve 947 nolu Kararı, İlam tarihi. 24.09.2024, İlam No: 223 da belirtilen kamu zararı 2019 yılı için …- TL’nin, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi yönünde verilen tazmin hükmünün, hukuka aykırı olduğu kanaatiyle ilgili tazmin hükmünün kaldırılması temyiz talebinden ibaret olduğu,

TEMYİZ TALEBİ NEDENLERİ AÇIKLAMALAR

Kamu zararı oluşmasına konu olan ...’in; 6360 sayılı Kanunla kapatılan ... özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 31.03.2014 tarihinde özlük hakları bakımından daha üst bir görev olan ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna naklen atandığı, bu atama ile ilgili, ... büyükşehir belediyesi personeli olmuş ve bu görevde Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı olarak 11 ay görev yaptığı, daha sonra ... Büyükşehir belediyesi personel fazlalığı gerekçesiyle ilgilinin mülga devlet personel başkanlığına bildirildiği, bu bildirim sonucu ilgilinin, ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başlamış (EK- 1), 21.09.2020 tarihine kadar görev yapmış olduğu, İlgilinin, kurumda Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihten 27.01.2018 tarihine kadar 3 yıl süre ile eski görevi (Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı) haklarının ödenmesinin ilgili kanun gereği yapıldığı, Ancak 27.01.2018 tarihinden sonra Araştırmacı kadrosunun mali haklarına göre ödenmesi gerekirken 2018, 2019, 2020 tarihleri arasında ilgiliye toplam … TL, sehven fazla ödeme yapılmış olduğu 2022 yılında tespit edilmiş oluşan kamu zararının tahsili yönünde sorumlularca borç takibi yapılarak özette belirtilen banka dekontları ile toplam … TL, ödenmesi sağlanmış (EK-2) ve kamu zararı tahsil edilerek konu ile ilgili işlem tamamlanmış olduğu, Ancak fazla ödeme kamu zararı işlemleri mevzuata uygun olarak tamamlanıp sonuçlandırılmışsa da;

Sayıştay 6. Dairesinin 12.07.2024 tarihli ve 947 nolu Kararı, İlam tarihi. 24.09.2024, İlam No: 223 da belirtilen kamu zararı tazmin kararı 2019 yılı için …- TL’nin, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi yönünde tazmin kararı verildiği, Verilen tazmin ilam hükmünün, açıkça hukuka aykırı olduğu kanaatiyle işbu tazmin kararının temyiz etmek zaruretinin hâsıl olduğu, Şöyle ki;

Konu ile ilgili 4046 sayılı Kanunun 22 inci maddesinin altıncı fıkrasında;

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen kadrolarda görev yapmakta iken nakle tâbi tutulan personelin (bu Kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı bir bütün olarak, göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulur ve şahsa bağlı haktan yararlanılan süreler 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci ve ek 73 üncü maddelerinde belirtilen sürelerin hesabında (daha önce nakledilenler dâhil) dikkate alınır. İlgililerin yeni kadrolarına atandıkları tarihten önce, eski kadroları için mevcut olan ve saklı haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışları şahsa bağlı haklarda artış sayılır. Ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemeler şahsa bağlı hak kapsamında değerlendirilmez. Atanılan kadrodaki derece yükselmeleri veya kademe ilerlemeleri, aylık gösterge ve ek gösterge dışındaki ödemelerde, şahsa bağlı olarak saklı tutulan hakların ödendiği eski kadronun derecelerinin yükseltilmesi veya kademelerinin ilerletilmesi sonucunu doğulmaz. Bu personelin (bu Kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı dâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, ücret (fazla mesai ücreti hariç), ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarı esas alınır....Atandıkları kurumdaki kadro unvanı veya pozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, başka kuramlara geçenlere şahsa bağlı hak uygulaması ile fark tazminatı ödenmesine son verilir.”

hükmüne yer verildiği,

Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 29.12.2005 tarihli ve E: 2005/110, K:2005/111 sayılı kararında 4046 sayılı Kanunun 22. Maddesinin incelenmesi bölümünde;

Altıncı fıkrasının birinci tümcesinde yer alan üç yıl süre ile İbaresinin incelenmesi

“.. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen kadrolarda görev yapmakta iken nakle tabi tutulan personelin (bu Kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dahil) Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatının bir bütün olarak, göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulacağı hükme bağlanmıştır.

değerlendirilmesine yer verildiği,

Diğer taraftan, 3 yıl süre başlangıç ve bitiş sürecine dair konu ile ilgili Sayıştay 3. Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 459 tutanak nolu Kararı, 3 üncü sayfada; “İlgilinin genel sekreter yardımcılığı mali haklarını, genel sekreter yardımcılığı görevinden alındıktan sonra 3 yıl süre ile alabilmesi 6360 sayılı Kanun gereğidir. İlgili, genel sekreter yardımcılığı görevinden 27.01.2015 tarihinde alındığından, 27.01.2018 tarihine kadar bu göreve ilişkin mali hakları almaya devam edebilecektir” (EK-3).

ifadesinin yer aldığı,

... Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Mali İşler Şube Müdürlüğünün 09.07.2018 tarih ve E.578316 sayılı “3 yıl sürenin başlama ve bitiş tarihi tespiti” konulu yazısında; “Müdürlüğünüz personeli ...’ in ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında çalışmakta iken il müdürlüğünüzde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başladığı 3 yıllık sürenin 15.02.2018 tarihinde tamamlandığı,” bu tarihten geçerli yeni duruma göre uygulama gerekmektedir (EK-4).

şeklinde ifade edildiği,

Aynı konu bir emsal uygulamada, 6360 sayılı Kanuna göre 31.03.2014 yılında ... Büyükşehir belediye başkanlığına Genel Sekreter yardımcısı olarak atanan ve görev yapmakta iken belediyenin personel fazlalığı gerekçesi ile mülga devlet personel başkanlığına bildirmesi sonucu ... Defterdarlığı Muhasebe sistemine dâhil. Tarım ve Orman Bakanlığı ... İl Tarım Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başlayıp 3 yıl sürenin sonunda 21.03.2018 tarihinde kendi isteği ile emekli olan … için, 3 yıllık sürenin süre başlama ve bitiş tarihinin de 27.01.2015- 27.01.2018 olarak belirlendiği, 2018 yılı için fazla ödeme kamu zararına yönelik herhangi bir hesap ve tespit bulunmadığına dair, aynı uzmanlığın aynı konuda tutarsız uygulama örneğinin bulunduğunun, ifade edildiği,

Bu durumda, 3 yıl sürenin başlama ve bitiş tarihleri ile mali hakların 3 yıl süreli ödenmesine yönelik ilgili mevzuat hükümleri konulu dosyaya uyarlandığında;

İlgili mevzuatın: Fazla ödemeye konu olan ...’ in, “ Devlet personel başkanlığına bildirildiği tarihteki kadro görevinin, ... Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı olduğu, bildirim (mülga DPB) tarihinde almakta oldukları mali haklarının (büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı) mali hakları olduğu, bu hakların ise Araştırmacı kadrosuyla göreve başladığı 27.01.2015 tarihinde başlayıp 3 yıl süre ile 27.01.2018 tarihinde sonlanacağı ve izleyen aybaşı 15.02.2018 tarihi itibariyle ise Araştırmacı kadrosunun mali haklarına göre işlem yapılması ve kanunda ki “ devir tarihinden itibaren başlar ” ibaresinin; il özel idaresinin kapatıldığı tarih değil ilgilinin, belediyeden 27.01.2015 tarihli devri ile aynı gün ilgili kurumda Araştırmacı olarak göreve başladığı tarihin devir tarihi olarak anlaşılması gerektiğinin değerlendirildiği,

Yukarıda yer verilen ilgili ve diğer hukuki mevzuat çerçevesinde, konulu ilam tazmin hükmü değerlendirildiğinde;

İlgilinin 31.03.2014 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı kadrosuna naklen atandığı ve bu kurumda 11 ay görev yaptıktan sonra personel fazlalığı gerekçesiyle belediye tarafından ilga devlet personel başkanlığına bildirildiği, daha sonra 27.01.2015 tarihinde büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcılığı görevinden ayrıldığı ve aynı gün (27,01.2015 tarihinde) ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde Araştırmacı olarak göreve başladığı, 21.09.2020 tarihine kadar görev yaptığı,

Bu durumda ilgili mevzuatın “...Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları ....mali haklarının, göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulur. ” hükmü gereği, ilgiliye ait kazanılmış hak kapsamında 3 yıl süreli mali haklarının, ilga devlet personel başkanlığına bildirildiği tarihteki ( Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı) görevinin esas alınması ve 3 yıl süre başlangıç tarihinin Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihinde başlayıp 27.01.2018 tarihinde 3 yıllık sürenin sona ermesi gerektiği, bu tarihten sonra Araştırmacı kadrosunun mali haklarının ödenmesi gerektiği açıkça anlaşılmakla birlikte, ifade edilmişse de;

Söz konusu ilam tazmin hükmü konulu dosyada; ... Defterdarlığı Muhasebe yetkilisi (Defterdarlık uzmanı) … tarafından Sayıştay’a gönderilen yazıda, konuyla ilgili mevzuat hükmünün açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen uzman tarafından, “ 3 yıllık sürenin başlangıç tarihinin, ilgilinin, belediyeden önceki görev yeri olan il özel idaresinin kapatıldığı 31.03.2014 tarihte başladığı ve 31.03.2017 tarihinde sona erdiği şeklinde tespitte bulunduğu, fazla ödeme kamu zararına yönelik yapılan hesaplamaların da bu tespite göre yapıldığının görüldüğü, ancak bu tespitte, ilgili hukuk kuralının yanlış uygulandığı, 3 yıllık sürenin, ilgilinin Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihinde başlayıp 27.01.2018 tarihinde sona erdiği hukuki gerçeğinin yok sayıldığı, hukukun dikkate alınmadığı, düzenlenen raporun gerçekle bağdaşmadığı ve tespit ile raporun hukuki mevzuata açıkça aykırı olduğunun anlaşıldığı,

Ancak ilgili tazmin kararında: “6360 sayılı Kanunla... ... İl Özel idaresinin kapatılarak ... Büyükşehir Belediyesine devredildiği 31.03.2014 tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile kendisine ödenmesi gerekmektedir. Fark tazminatı ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenecektir.” ifadesi ile, hukuka aykırı tespitin ilam tazmin kararına da dayanak olarak kabul edildiğinin görülmekte olduğu,

Fakat aynı kararda, Savcı tarafından kamu zararına sebebiyet verildiği tespitine ilişkin verilen yazılı görüşte, “Raporda tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denildiği,

Yine anılan kararda raportör raporunda, “bahse konu kamu zararının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait fazla ödemeleri de kapsayacak şekilde sırasıyla; Seri BP 02.01.2024 tarih ve 1776875 numaralı Halkbank dekontu ile …- TL ve 09.02.2024 tarih ve 2024001554609511 işlem numaralı Vakıfbank dekontu ile …- TL olmak üzere toplamda … -TL olarak yılından sonra tahsil edildiği anlaşıldığından yapılacak işlemin kalmadığı ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı”

ifade edilmiş olduğu halde,

İlam tazmin hükmünün verilmesinde, Savcı görüşü ile raportörün raporuna itibar edilmediği ve dikkate alınmadığının görüldüğü, ancak hukuka aykırı ve gerçeklerle bağdaşmayan tespitle hazırlanan (…) raporunun kararda, tek dayanak olarak kabul edildiği ve hükmün de bu rapor doğrultusunda verilmiş olduğu,

Bu çerçevede, temyiz talebinde bulunulan tazmin kararında;

İlgili hukuk kuralının yanlış uygulanması sonucu kararda hukuka aykırılığın söz konusu olduğu, karara dayanak oluşturan … tarafından hazırlanan raporun hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı, Savcı, “raporda tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin uygun olacağı” yönündeki görüşü ile

Raportör, “bahse konu kamu zararının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait fazla ödemeleri de kapsayacak şekilde toplamda … -TL olarak yılından sonra tahsil edildiği anlaşıldığından yapılacak işlemin kalmadığı ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı ” yönündeki görüşünün, hukuki tespitlerin dikkate alınmadığı ve ayrıca aynı konu hakkında birbirine aykırı kararların bulunduğu, dolayısıyla ilgili tazmin hükmünün hukuka aykırı olduğu kanaatiyle, söz konusu tazmin hükmünün temyiz edilmesi gerektiği,

HUKUKİ DELİLLER : 6360 sayılı Kanun, 4046 sayılı Kanunun 22 inci maddesinin altıncı fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 29.12.2005 tarihli ve E: 2005/110, K:2005/111 sayılı kararında 4046 sayılı Kanunun 22. Maddesinin incelenmesi bölümünde; Altıncı fıkrasının birinci tümcesinde yer alan üç yıl süre ile İbaresinin incelenmesi, Sayıştay 3. Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 459 tutanak nolu Kararı, 3 üncü sayfa, ... Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Mali İşler Şube Müdürlüğünün 09.07.2018 tarih ve E.578316 sayılı görüş yazısı ile diğer yasal deliller.”

İfade edilmiş olup Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Sorumlunun ek temyiz dilekçesinde (54858):

“Kamu zararı nedeniyle ... tarafından açılan ... 2. İdare Mahkemesi 2022/547 Esas nolu dosya derdesttir, aynı dosyada yürütmenin durdurulması talebi … Bölge 3. İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 2022/783 Esas dosyasında kesin olarak reddedilmiştir. ... 2. İdare Mahkemesi 2022/547 Esas dosyası karar aşamasındadır, gerekçeli kararla birlikte kamu zararı tamamı ... tarafından ödenecektir.

Söz konusu ... 2. İdare Mahkemesi 2022/547 Esas numaralı dava dosyasının temyiz aşamasında bekletici mesele yapılarak mahkeme sonucunun beklenilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaasında:

“... Bakanlığı 2019 yılı hesabının 6. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu İlamın 1'inci maddesinde yer alan tazmin hükmünü Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz eden …'ın ilgi yazı ekinde göndermiş olduğu 18.10.2024 tarihli temyiz dilekçesi incelendi.

1- İlamın 1 inci maddesinde;

... İl Özel İdaresi bünyesinde görev yapmakta iken 6360 sayılı "On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" kapsamında ... Büyükşehir Belediyesine naklen atanan ve sonrasında ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı" kadrosunda görev alan ...'e, ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle şahsa bağlı saklı haklar kapsamında bulunan ve personel devir tarihini izleyen aybaşından itibaren geçerli olmak üzere üç yıl için ödenmesi mümkün olan fark tazminatının, söz konusu süre tamamlandığı halde ödenmesine devam edilmesi sonucu neden olunan … -TL kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmiştir.

İlamın sonuç bölümünde söz konusu kamu zararıyla ilgili olarak;

"...Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca sorgu konusu olay değerlendirildiğinde, ilgilinin ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosunda görevli olması nedeniyle, 6360 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri gereğince öngörülen fark tazminatının, ... İl Özel İdaresinin kapatılarak ... Büyükşehir Belediyesine devredildiği 31.03.2014 tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile kendisine ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, fark tazminatı ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenebilecektir. Ancak, 15.04.2017 tarihi itibariyle ilgilinin bahse konu ödemeden yararlanabileceği süre sona erdiğinden ve Genel Sekreter Yardımcısı kadrosu şahsa bağlı kadro olmadığından, fark tazminatının ödenmeye devam edilmesine imkan bulunmayıp, anılan tarihten itibaren adı geçenin görev yaptığı mevcut kadroya ait mali haklardan yararlanması gerekir.

Bu çerçevede, ...'e ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı" kadrosunda görev yaptığı 15.04.2017 tarihinden sonraki süreçte de genel sekreter yardımcılığı haklarının fark olarak ödenmesi sonucunda 2019 yılı için …-TL kamu zararına neden olunmuştur.

Öte yandan her ne kadar Raporda, bahse konu kamu zararının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait fazla ödemeleri da kapsayacak şekilde sırasıyla; Seri BP 02.01.2024 tarih ve 1776875 numaralı Halkbank dekontu ile …-TL ve 09.02.2024 tarih ve 2024001554609511 işlem numaralı Vakıfbank dekontu ile …-TL olmak üzere toplamda …-TL olarak yılından sonra tahsil edildiği anlaşıldığından yapılacak işlemin kalmadığı, ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı ifade edilmişse de;

... Defterdarlığı Muhasebe Yetkilisi (Defterdarlık Uzmanı) … tarafından imzalanarak gönderilen ve Sayıştay Evrak Müdürlüğünde 17.05.2024 tarih ve 24023008 sayıyla kayıtlı olan yazıdan, ... İl ... Müdürlüğünün 14.03.2022 tarih ve 2293532 sayılı yazısına istinaden 16.03.2022 tarihinde 2017 yılı için …-TL, 2018 yılı için …-TL, 2019 yılı için …- TL ve 2020 yılı için …-TL olmak üzere toplam …-TL kişi borcu olarak ... adına alacak dosyası tahakkuku yapılmış olduğu, alacak dosyası borçlusu olan ilgili tarafından 02.01.2024 tarihinde …-TL, 09.02.2024 tarihinde ise …-TL olmak üzere toplam …- TL ödeme yapıldığı, borçlu tarafından yapılan ödemelerin, …-TL'sinin anapara ve …- TL'sinin ise faiz için alacak dosyası tahsilatı olarak işlendiği ve bu minvalde adı geçenin halen …-TL ana para borcu bulunduğu anlaşılmıştır.

Alacak Dosyaları Genel Dökümü incelendiğinde ise 2019 yılı için …-TL tutarındaki kamu zararı için herhangi bir tahsilatın gerçekleştirilmediği görülmüştür..."

Gerekçesine yer verilmiştir.

İlgili dilekçesinde özetle;

...'in 6360 sayılı Kanunla kapatılan ... İl özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 31.03.2014 tarihinde özlük hakları bakımından daha üst bir görev olan ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna naklen atandığı, bu atama ile İlgilinin ... büyükşehir belediyesi personeli olduğu ve bu görevde Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı olarak 11 ay süreyle görev yaptığı, daha sonra ... Büyükşehir Belediyesinin personel fazlalığı gerekçesiyle İlgilinin mülga Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği, bu bildirim sonucu İlgilinin ... İl ... Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak görevine başladığı, 21.09.2020 tarihine kadar da bu Kurumda görev yaptığı, İlgilinin, kurumda Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihinden 27.01.2018 tarihine kadar 3 yıl süre ile eski görevi (Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı) haklarının ödemesinin ilgili kanun gereği yapıldığı, ancak 27.01.2018 tarihinden sonra Araştırmacı kadrosunun mali haklarına göre ödeme yapılması gerekirken 2018, 2019 ve 2020 tarihleri arasında ilgiliye toplam … TL’nin sehven fazla ödendiği, 2022 yılında tespit edilmiş olan kamu zararının tahsili yönünde sorumlularca borç takibi yapılarak toplam … TL’nin tahsilatının sağlandığı ve konu ile ilgili işlemin tamamlanmış olduğu, ancak Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu İlamında 2019 yılı için … -TL'nin, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi yönünde tazmin kararının verilmiş olduğu,

Konu ile ilgili mevzuata, emsal kararlara dilekçe metninde ve eklerinde yer verildiği,

... Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Mali İşler Şube Müdürlüğünün 09.07.2018 tarih ve E.578316 sayılı "3 yıl sürenin başlama ve bitiş tarihi tespiti" konulu yazısında da; ...' in ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında çalışmakta iken il müdürlüklerinde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başladığının, 3 yıllık sürenin de 15.02.2018 tarihinde tamamlandığının, bu tarihten geçerli olarak yeni duruma göre uygulama yapılmasının gerektiğinin ifade edildiği,

Temyize konu İlam hükümlerine yer verilerek tazmin kararında: "6360 sayılı Kanunla... ...' İl Özel idaresinin kapatılarak ... Büyükşehir Belediyesine devredildiği 31.03.2014 tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile kendisine ödenmesi gerekmektedir. Fark tazminatı ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenecektir." ifadesi ile, hukuka aykırı tespitin tazmin kararına da dayanak olarak kabul edildiği,

Bu çerçevede, temyiz talebinde bulundukları tazmin kararında; İlgili hukuk kuralının yanlış uygulanması sonucu kararda hukuka aykırılığın söz konusu olduğu, karara dayanak oluşturan … tarafından hazırlanan raporunun hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı, Raporda yer verilen tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin uygun olacağı yönündeki görüşe itibar edilmediği, hukuki tespitlerinin dikkate alınmadığı ve ayrıca aynı konu hakkında birbirine aykırı kararların bulunduğu, dolayısıyla ilgili tazmin hükmünün hukuka aykırı olduğu kanaatiyle, söz konusu ilam tazmin hükmünün temyiz edilmesi gerektiği,

İfade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Ayrıca verilen ek temyiz dilekçesinde de, kamu zararının ...'den tahsiline ilişkin idari işleme yönelik İlgili tarafından yapılan yürütmenin durdurulması talebinin ... 2. İdare Mahkemesi'nce reddedildiği, bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın da reddedilerek kararın kesinleştiği, ... 2. İdare Mahkemesinin 2022/547 esas no.lu dosyasının karar aşmasında olduğu, gerekçeli kararla birlikte kamu zararının tamamının ... tarafından ödeneceği, devam eden davanın bekletici mesele yapılarak dava sonucunun beklenilmesi talep edilmiştir.

İlgilinin tazmin hükmüne ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ve iddialara ilişkin Savcılık görüşümüz aşağıdadır:

... İl Özel İdaresi bünyesinde görev yapmakta iken 6360 sayılı "On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" kapsamında ... Büyükşehir Belediyesine naklen atanan ve sonrasında ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı" kadrosunda görev alan ...'e, ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle şahsa bağlı saklı haklar kapsamında bulunan ve personel devir tarihini izleyen aybaşından itibaren geçerli olmak üzere üç yıl için ödenmesi mümkün olan fark tazminatının, söz konusu süre tamamlandığı halde ödenmesine devam edildiği anlaşılmaktadır.

06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1'inci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında;

"(9) Bu Kanuna göre belediye ve bağlı kuruluşlara devredilen personelden norm kadro ve ihtiyaç fazlası olanlar, ilgili belediye ve bağlı kuruluş tarafından en geç üç ay içinde valiliğe bildirilir. Komisyon, ilgili idarelerden gönderilen listeleri 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesindeki oranlar, kurumun bütçe dengesi, norm kadrosu ve yürütmekle görevli olduğu hizmetin gereği ile nüfus kriterlerini değerlendirmek suretiyle ihtiyaç fazlası personelin tespitini yapar. Komisyon çalışmasını kırk beş gün içinde tamamlayıp oluşturulan listeleri valinin onayına sunar. Vali tarafından onaylanan listeler on gün içerisinde İçişleri Bakanlığına, İçişleri Bakanlığınca da atama teklifleri yapılmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu personelden;

a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memur kadrolarındaki personel 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun değişik 22’nci maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren doksan gün içinde nakledilir. Ayrıca, nakledilen personelden devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici kadrolarında bulunan personel hakkında aynı tarihteki kadro unvanları dikkate alınarak söz konusu maddenin altıncı fıkra hükümleri de uygulanır ve üç yıllık süre, devir tarihinden itibaren başlar. Ancak, 4046 sayılı Kanunun anılan maddesi uyarınca yapılacak fark tazminatı hesabında, 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır

(...)

(10) Devredilecek Devlet memurları hakkında 5393 sayılı Kanunun 50’nci maddesi hükümleri uygulanır. Devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici unvanlı kadrolarda bulunanlar hakkında 4046 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri de uygulanır. Bu şekilde devredilen memurlar ile 5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle devredilecek sözleşmeli personelin fark tazminatı hesabında, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz." düzenlemeleri yapılmıştır.

Bu çerçevede, 6360 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca devredilen personelden;

Kadro ve görev unvanları değişmeyenlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 50'nci maddesine göre aynı unvanlı kadrolara atanmış sayılacağı,

Durumlarına uygun boş kadro bulunmayanların ve mevcut kadro unvanı ile ataması yapılamayanların kadro unvanlarının ise üç ay içerisinde ilgili belediye meclisince aynı sınıf içerisinde kalmak kaydıyla değiştirileceği ve bu değişiklikten itibaren bir ay içerisinde ilgililerin durumlarına uygun kadrolara atamalarının yapılacağı,

Ayrıca, belediyelere ve bağlı kuruluşlara devredilen personelden, devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici kadrolarında bulunan personel hakkında 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 22'nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında işlem yapılacağı hüküm altına alındığından, bu kapsamdaki personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihi itibariyle kadrolarına bağlı olarak almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatından, devir tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile şahsa bağlı saklı hak kapsamında fark tazminatı olarak yararlanabileceği, ilgililerin yeni kadrolarına atandıkları tarihten önce, eski kadroları için mevcut olan ve saklı haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışlarının şahsa bağlı haklarda artış olarak sayılacağı ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemelerin ise şahsa bağlı hak kapsamında değerlendirilmeyeceği, anlaşılmaktadır.

6360 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aralarında ... İlinin de yer aldığı 13 ilde Büyükşehir Belediyesi kurulmuş ve aynı maddenin beşinci fıkrasıyla da bu illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. Bu kapsamda, 6360 sayılı Kanun ile kapatılan ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta olan ..., 31.03.2014 tarihinde yapılan devirle ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna naklen atanmış ve söz konusu kadroda yürüttüğü yaklaşık 11 aylık görev sonrasında Belediye tarafından personel fazlalığı gerekçesiyle mülga Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiştir. Akabinde, ilgilinin ataması 6360 sayılı Kanun gereğince 27.01.2015 tarihinde ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı" kadrosuna yapılmış olup adı geçen kişi 21.09.2020 tarihine kadar söz konusu kadroda görevine devam etmiştir.

Yargılamaya Esas Raporda; İlgilinin genel sekreter yardımcılığı haklarını 3 yıl süre ile alabilmesinin 6360 sayılı Kanun gereği olduğu, dolayısıyla İlgilinin 31.03.2014-31.03.2017 tarihleri arasında genel sekreter yardımcısı haklarından yararlandığı ifade edilmiştir. Buna göre de; ...'e ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı" kadrosunda görev yapmakta iken daha önce 3 yıl süre geçmiş olmasına rağmen kişiye genel sekreter yardımcılığı haklarının fark tazminatı olarak ödenmesi sonucunda 2019 yılı için …-TL kamu zararına neden olunduğu tespiti yapılmıştır.

Tespit edilen bu kamu zararıyla ilgili olarak Yargılamaya Esas Raporda, bahse konu kamu zararının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait fazla ödemeleri da kapsayacak şekilde sırasıyla; Seri BP 02.01.2024 tarih ve 1776875 numaralı Halkbank dekontu ile …-TL ve 09.02.2024 tarih ve 2024001554609511 işlem numaralı Vakıfbank dekontu ile …-TL olmak üzere toplamda …-TL olarak yılından sonra tahsil edildiği anlaşıldığından yapılacak işlemin kalmadığı, ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Savcılık görüşü de aynı yöndedir.

Ancak temyize konu İlamda yapılan değerlendirmede; ilgilinin ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosunda görevli olması nedeniyle, 6360 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri gereğince öngörülen fark tazminatının, ... İl Özel İdaresinin kapatılarak ... Büyükşehir Belediyesine devredildiği 31.03.2014 tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile kendisine ödenmesinin gerektiği, bu durumda, fark tazminatının ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenebileceği, 15.04.2017 tarihi itibariyle ilgilinin bahse konu ödemeden yararlanabileceği süre sona erdiğinden ve Genel Sekreter Yardımcısı kadrosu şahsa bağlı kadro olmadığından, fark tazminatının ödenmeye devam edilmesine imkan bulunmadığından anılan tarihten itibaren adı geçenin görev yaptığı mevcut kadroya ait mali haklardan yararlanmasının gerektiği hükme bağlanmıştır.

Daire İlamında yer verilen ve tazmin tutarının tespitinde de dikkate alınan ... Defterdarlığı yazısında, ... İl ... Müdürlüğünün 14.03.2022 tarih ve 2293532 sayılı yazısına istinaden 16.03.2022 tarihinde 2017 yılı için …-TL, 2018 yılı için …-TL, 2019 yılı için …-TL ve 2020 yılı için …-TL olmak üzere toplam …-TL kişi borcu olarak ... adına alacak dosyası tahakkuku yapılmış olduğu, alacak dosyası borçlusu olan ilgili tarafından 02.01.2024 tarihinde …-TL, 09.02.2024 tarihinde ise …-TL olmak üzere toplam …-TL ödeme yapıldığı, borçlu tarafından yapılan ödemelerin, …-TL'sinin anapara ve …-TL'sinin ise faiz için alacak dosyası tahsilatı olarak işlendiği ve bu minvalde adı geçenin halen …-TL ana para borcu bulunduğu ifade edilmiştir.

İlamda da "... Alacak Dosyaları Genel Dökümü incelendiğinde ise 2019 yılı için …-TL tutarındaki kamu zararı için herhangi bir tahsilatın gerçekleştirilmediği görülmüştür ..." gerekçesiyle

… -TL'nin sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

Tespit edilen kamu zararı aynı olduğu halde, Raporda tespit edilen kamu zararının tahsil edilmiş olduğundan ilişilecek husus kalmadığı yönünde görüş belirtilirken, İlamda ise … -TL kamu zararı için herhangi bir tahsilatın gerçekleştirilmediği gerekçesiyle bu tutarın tazminine hükmedilmesinin nedeni; temyize konu İlamdan önce ... İl ... Müdürlüğünün 14.03.2022 tarih ve 2293532 sayılı yazısına istinaden 16.03.2022 tarihinde 2017 yılı için …-TL, 2018 yılı için …-TL, 2019 yılı için …-TL ve 2020 yılı için …-TL olmak üzere toplam …- TL kişi borcu olarak ... adına Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre "Kişilerden Alacaklar Hesabına" alınarak tahakkukunun yapılmış olmasıdır. Dolayısıyla bu borca ilişkin olarak ahizinden yapılan tahsilat, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre "tahsilat izleme dosyasında kayıtlı zamanaşımı süresi de gözetilerek borcun ana para ve faizine mahsup edilmiştir. Bu nedenle de ahizi tarafından yatırılan tutar, 2019 yılı için tespit edilen kamu zararını karşılamamıştır.

Yargılamaya Esas Raporda ve Savcılık görüşünün verilmesi aşamasında daha önce bu borçla ilgili ... Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü nezdinde "tahsilat izleme dosyası" açılarak alacağın takibine başlanıldığı bilgisinin bulunmaması nedeniyle ahizinden yapılan tahsilatın borcun tamamını karşıladığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.

Temyiz dilekçesinde yer verilen ve dilekçe ekinde yer alan ... Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Mali İşler Şube Müdürlüğünün 09.07.2018 tarih ve E.578316 sayılı yazısına göre eski görevine ilişkin mali hakların ödeneceği 3 yıllık süre, İlgilinin Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinden sonra yeni atandığı göreve başladığı tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere başlayacağı, 15.02.2018 tarihinden itibaren de yeni atandığı kadronun özlük haklarını alacağı ifade edilmiştir. Ancak temyize konu İlamın 2019 yılına ilişkin olması nedeniyle bu durumun kamu zararının hesabına bir etkisi bulunmamaktadır.

Ayrıca verilen ek temyiz dilekçesinde de, kamu zararının ...'den tahsiline ilişkin idari işleme yönelik İlgili tarafından yapılan yürütmenin durdurulması talebinin ... 2. İdare Mahkemesi'nce reddedildiği, bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın da reddedilerek kararın kesinleştiği, ... 2. İdare Mahkemesinin 2022/547 esas no.lu dosyasının karar aşmasında olduğu, gerekçeli kararla birlikte kamu zararının tamamının ... tarafından ödeneceği, devam eden davanın bekletici mesele yapılarak dava sonucunun beklenilmesi talep edilmiştir. Ancak kanunlarla belirlenen sorumluların, hesap ve işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığının yargılama yoluyla kesin hükme bağlanması Sayıştay'ın görevidir. Ahizin kamu zararının tahsiline ilişkin idari işleme yönelik yargı yoluna başvurması gerekçesiyle, temyiz aşamasında yargılama sonucunun beklenilmesine gerek bulunmadığı düşünülmektedir.

Sorumlunun temyiz dilekçesinde dile getirdiği diğer hususların savunmalarında dile getirdikleri hususlarla benzer nitelikte olduğu, bu hususların Daire kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığı görüldüğünden temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Denilmektedir.

Sorumlunun Başsavcılığa cevaben ilk karşılama dilekçesinde;

“DAVA KONUSU: Sayıştay 6. Daire 24.09.2024 tarih ve 223 nolu Ek İlamın temyizine dair 18.10.2024 tarihli Temyiz Talebimize ilişkin, Savcı …’ın, 11.12.2024 tarih ve 24058392 sayılı görüş yazısına cevabımızdır.

AÇIKLAMALAR: Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu Ek İlamın Temyizine dair 18.10.2024 tarihli temyiz dilekçemiz ile 18.11.2024 tarihli ek temyiz dilekçemize ilişkin Savcı …'ın, 11.12.2024 tarih ve 24058439 sayılı Savcı görüşü yazısı incelendi.

“1) …’ın, Temyiz talebi konusu olan Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu Ek İlamında Savcı görüşü başlığı ile vermiş olduğu yazılı görüşünde;

"... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğü bünyesinde Araştırmacı kadrosunda görev yapan ...'e daha önce ... İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı iken almakta olduğu maaş farkının üç yıl geçmesine rağmen ödenmeye devam edilmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği tespitine ilişkin olarak; Raporda tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir." Şeklinde görüş beyan ederken, aynı savcı 11.12.2024 tarihli görüş yazısında ise konuyla ilgili hiçbir haklı gerekçe ortaya koymadan önceki görüşünden vazgeçmiş, "temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdik edilmesi" yönünde yeni görüş beyanında bulunmuş olduğu, bu yeni görüşün ise önceki görüşle çelişen ve tutarsız bir değerlendirme olduğu,

2) Diğer taraftan konulu görüş yazısında, Temyiz talebine konu olan Sayıştay 6. Daire 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu Ek İlamının; " 1 inci maddesi ile İlamın sonuç bölümünde yer alan gerekçelerin, Yargılamaya Esas Rapordaki tespitler ve tazmin tutarının tespitinde dikkate alınan, kararda da tek dayanak olarak kabul edilen … tarafından hazırlanan rapordaki tespitlere dair ifadelerin tamamının " kopyala yapıştır yöntemiyle alıntı yapılarak oluşturulmuş bir metnin yazılı savcı görüşü olarak ifade edildiğinin, ayrıca ilgili ilam kararında savcının " kamu zararına sebebiyet verildiği tespitine ilişkin olarak; Raporda tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir." İfadelerini içeren Savcı görüşünün de yer aldığının görüldüğü,

Ancak görüş sahibinin katılmadığı, ortaya yeni bir gerekçe konulmadığı halde aynı kararın, savcı görüşü olarak sunulduğu, Tutarsızlık örneği ve hukuken sıkıntılı bu yeni görüşün, temyiz talebinde dikkate alınmayacağı,

3) Öte yandan, temyiz talep dilekçesi ve ekleriyle birlikte sunulan, ...'in ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter yardımcısı olarak çalışmakta iken il müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başladığının, 3 yıllık sürenin de 15.02.2018 tarihinde tamamlandığı, eski görevine ilişkin mali haklarının ödeneceği 3 yıllık süre, ilgilinin devlet personel Başkanlığına bildirilmesinden sonra yeni atandığı göreve başladığı tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere başlayacağı, 15.02.2015 tarihinden itibaren de yeni atandığı kadronun özlük haklarını alacağına dair ekte ki bakanlık yazısının, görüş yazısında; " temyize konu ilamın 2019 yılına ilişkin olması nedeniyle bu durumun kamu zararının hesabına etkisi bulunmadığı " nın ifade edildiği, Ancak karardan 4 yıl önce yazılmış ve halen geçerli olan Bakanlık görüş yazısının dikkate alınamadığı ve 3 yıl süre tespitine dair sunulan diğer mevzuat hükümlerinin de dikkate alınmadığı ve yok hükmünde sayıldığı,

Yine görüş yazısında, tazmin kararında: "6360 sayılı Kanunla ... İl Özel idaresinin kapatılarak ... Büyükşehir belediyesine devredildiği 31.03.2024 tarihinin 3 yıl sürenin başlangıcı kabul edilerek izleyen aybaşından geçerli olmak 3 yıl süre ile kendisine ödenmesi gerekmektedir. Fark tazminatının ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenecektir." İfadesi ile hukuka aykırı yapılan tespitin, tazmin kararına dayanak olarak kabul edilmesinin yanlış olduğuna dair, ekte sunulan deliller de aynı mantıkla yok hükmünde sayılarak görüş beyan edilmediği,

4) Ek temyiz dilekçesinde " Kamu zararının ...' den tahsiline ilişkin ilgili tarafından açılan 2022/547 esas no.lu iptal davasının seyrine yönelik ... 2. İdare Mahkemesi ile … Bölge idare mahkemesi nezdinde yürütmeyi durdurma talebinin reddedildiği, davanın kesinleştiği, dosyanın karar aşamasında olduğu, gerekçeli kararla birlikte kamu zararının tamamının ... tarafından ödeneceği" şeklindeki beyanla bekleme talep edilmesi, sadece temenniye yönelik bir maksat olarak ifade edildiği, Nasıl ki, "Sayıştay Dairelerince verilen kararlar sonucu düzenlenen ilamlar, ilgililerce temyize başvurulması durumunda Temyiz Kurulu kararıyla kesinleşmiş oluyorsa bu emsal gibi, ilgili İptal davasının da kesinleşmesinin beklenmesinin uygun olacağı temennisinde bulunulduğu, Keza söz konusu yürütmeyi durdurma red kararlarının her ikisinde de "davanın kesinleştiği, zararın ilgili tarafından ödeneceği" şeklinde herhangi bir hükmi ifadeye yer verilmediği (EK-1), davanın halen devam ettiği, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, aksine davanın devamına ilişkin yeni bir ara kararın bulunduğu (EK-2),

Ancak görüş yazısında; temenni maksatlı bu ifadelere, "sanki söz konusu iptal davasının esastan reddedilmiş, kamu zararının ilgili tarafından ödenmesi yönünde kesin hükme bağlanmış gibi anlam yüklemesiyle algılanmış", temyiz talebinin reddedilmesi yönünde mesnet olabileceği şeklinde yanlış değerlendirilmiştir. Kaldı ki idari yargılama Usul kanununda, " iptal davaları ile ilgili verilen yürütmeyi kabul yâda red kararları, geçici birer ara karar olup nihai hüküm ifade etmeyeceği ve esas kararın verilmesiyle hükmün sona ereceğine" yer verildiği, İdare yâda bölge idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi, hiçbir zaman aynı davayı da esastan reddedeceği anlamına gelmeyeceği, nitekim Literatürde yürütmeyi durdurma talebini kabul ettiği halde, aynı davayı esastan reddeden onlarca mahkeme kararına rastlamanın da mümkün olduğu, dolayısıyla bu görüşün temyiz talebinin reddine gerekçe olamayacağı,

5) Temyiz talep dilekçe ve ekleri ile görüş yazısı ikinci sayfada da belirtilen;

"...'in, ... İl özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 6360 sayılı Kanun gereği 31.03.2014 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna naklen atanmış ve 11 ay görev yaptıktan sonra ... İl ... Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başladığı, 21.09.2020 tarihine kadar kurumda görev yaptığı, ilgilinin, Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihten 27.01.2018 tarihine kadar 3 yıl süre ile eski görevi (Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı) haklarının ödemesinin ilgili kanun gereği yapıldığı, ancak 27.01.2018 tarihinden sonra Araştırmacı kadrosunun mali haklarına göre ödeme yapılması gerekirken 2018, 2019, 2020 tarihleri arasında ilgiliye toplam … TL, sehven fazla ödendiği, 2022 yılında tespit edilmiş olan kamu zararının tahsili yönünde sorumlularca borç takibi yapılarak, toplam … TL'nin tahsilatının sağlandığı ve konu ile ilgili işlemin tamamlanmış olduğu, ancak Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu ilamında 2019 yılı için … TL 'nin, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi yönünde tazmin kararı verilmiştir. İlgili tazmin kararının temyiz edilmesine ilişkin dilekçe metni ve eklerinde konuyla ilgili mevzuata, emsal kararlara yer verilmiştir. " Şeklinde ifade edildiği, ancak ekte sunulan ilgili mevzuat hükümlerinin; normlar hiyerarşisinde ilk sırada yer alan Anayasa mahkemesi kararı, ikinci sırada yer alan Kanun hükmü, Diğeri, adsız düzenleyici işlem genelge (görüş yazısı) ve bir diğeri ise Sayıştay... Daire Kararı olup hükümleri itibariyle, herkes ve her kesim için bağlayıcıyı ve uyulması zorunlu hukuk kurallarından olmasına rağmen görüş yazısında, gerek temyiz talep dilekçesinde yer alan konu ve gerekse eklerinde sunulan mevzuat hükümlerine dair görüş beyan edilmediği ve dikkate alınmayarak değerlendirilmediği,

Bu çerçevede, Temyiz talebine konu olan ilgili tazmin kararında; " İlgili hukuk kuralının yanlış uygulanması sonucu verilen kararın hukuka aykırı olduğu, Karara dayanak oluşturan ve...tarafından hazırlanan Raporun hukuki gerekçelerle bağdaşmadığı, tespit edilen kamu zararının tahsil edilmiş olduğundan ilişiğinin kalmadığına karar verilmesinin uygun olacağı yönündeki görüşler ve hukuki tespitlerin dikkate alınamadığı, Ayrıca aynı konu hakkında birbirine aykırı kararların bulunmasıyla ilgili tazmin kararının hukuka aykırı olduğuna dair, ifade edilen hukuki gerekçelerin," görüş yazısında; "...Daire kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığının görüldüğü " şeklinde ki beyanına ve diğer beyanlara katılmadıklarını ifade eder, görüş yazısında ki tüm beyanların hukuki olmaktan çok sübjektif ve eksik bir değerlendirme olduğu kanaatiyle anlaşıldığı,

Ayrıca, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 29.05.2015 tarihli ve…)- 5103 sayılı 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanması konulu bir belgeyi de, yeni belge olarak yazı ekinde sundukları, (EK- 3) “

İfade edilmiş olup Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında:

“İlgi yazınız ekinde gönderilen 2. Temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 11.12.2024 tarih ve 24058439 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Denilmektedir.

Sorumlunun ikinci karşılama dilekçesinde özetle:

“Savcı …'ın, Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu Ekli ilamın temyiz talebine ilişkin 2. görüş yazısında ki; "....adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 11.12.2024 tarih ve 240584442 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir." İfadelerine cevaben,

Savcının 2. görüşünde de, 1. görüşünde ki mesnetsiz iddiasını devam ettirdiği ve anılan görüşün de yargılamada dayanak olarak değerlendirilmesini talep ettiği, Ancak söz konusu birinci görüş yazısında, "Temyiz talebine ilişkin dilekçe ve eklerinde sunulan Anayasa mahkemesi kararı, İlgili Kanun hükmü, adsız düzenleyici işlem (görüş yazısı) ile Sayıştay 3. Daire emsal kararı olduğu, bu delillerin ise normlar hiyerarşisinde üst sıralarda yer alan herkes için bağlayıcıyı ve uyulması zorunlu hukuk kurallarından olmasına rağmen hükümlerin görmezden gelinmiş ve yok sayılmış olduğu, Ayrıca görüş sahibince katılmadığı, yeni bir gerekçe ortaya konulmadığı halde aynı ilam kararının, ilgili savcı görüşü olarak sunulduğu, İlgilinin bu görüş ve diğer beyanlarının, mevzuat hükümlerine aykırı, hukuki dayanaktan yoksun, tutarsız ve sübjektif bir anlayışla yapılmış bir mütalaa olduğu kanaatinde oldukları, Bu nedenle hukuken eksik, sakat, kendi içinde çelişkili ve tutarsız bu görüşün, temyiz talebi hükmünde dikkate alınmasının uygun olmayacağı,”

İfade edilmiş olup Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

223 sayılı ilamın 1. Maddesi ile, ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğü bünyesinde “Araştırmacı” kadrosunda görev yapan ...’e, daha önce ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcı kadrosunda görev yapması sebebiyle fark olarak ödenen mali hakların, fark ödemesine müstehak olunan süre tamamlandığı halde verilmeye devam edilmesi suretiyle neden olunan …-TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir.

06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1 ’inci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında,

“(9) Bu Kanuna göre belediye ve bağlı kuruluşlara devredilen personelden norm kadro ve ihtiyaç fazlası olanlar, ilgili belediye ve bağlı kuruluş tarafından en geç üç ay içinde valiliğe bildirilir. Komisyon, ilgili idarelerden gönderilen listeleri 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesindeki oranlar, kurumun bütçe dengesi, norm kadrosu ve yürütmekle görevli olduğu hizmetin gereği ile nüfus kriterlerini değerlendirmek suretiyle ihtiyaç fazlası personelin tespitini yapar. Komisyon çalışmasını kırk beş gün içinde tamamlayıp oluşturulan listeleri valinin onayına sunar. Vali tarafından onaylanan listeler on gün içerisinde İçişleri Bakanlığına, İçişleri Bakanlığınca da atama teklifleri yapılmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu personelden;

a) 14/7/1965 tarihli ve. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memur kadrolarındaki personel 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun değişik 22’nci maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına. Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren doksan gün içinde nakledilir. Ayrıca, nakledilen personelden devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici kadrolarında bulunan personel hakkında aynı tarihteki kadro unvanları dikkate alınarak söz konusu maddenin altıncı fıkra hükümleri de uygulanır ve üç yıllık süre, devir tarihinden itibaren başlar. Ancak, 4046 sayılı Kanunun anılan maddesi uyarınca yapılacak fark tazminatı hesabında, 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kuruntunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır.

(...)

(10) Devredilecek Devlet memurları hakkında 5393 sayılı Kanunun 50’nci maddesi hükümleri uygulanır. Devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici unvanlı kadrolarda bulunanlar hakkında 4046 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri de uygulanır. Bu şekilde devredilen memurlar ile 5216 sayılı Kanunun ek 2’nci maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle devredilecek sözleşmeli personelin fark tazminatı hesabında, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz. ” düzenlemeleri yapılmıştır.

Bu çerçevede, 6360 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca devredilen personelden;

Kadro ve görev unvanları değişmeyenlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 50’inci maddesine göre aynı unvanlı kadrolara atanmış sayılacağı,

Durumlarına uygun boş kadro bulunmayanların ve mevcut kadro unvanı ile ataması yapılamayanların kadro unvanlarının ise üç ay içerisinde olmak kaydıyla değiştirileceği ve bu değişiklikten itibaren bir ay içerisinde ilgililerin durumlarına uygun kadrolara atamalarının yapılacağı,

Ayrıca, belediyelere ve bağlı kuruluşlara devredilen personelden, devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici kadrolarında bulunan personel hakkında 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22’nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında işlem yapılacağı hüküm altına alındığından, bu kapsamdaki personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihi itibariyle kadrolarına bağlı olarak almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatından, devir tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile şahsa bağlı saklı hak kapsamında fark tazminatı olarak yararlanabileceği, ilgililerin yeni kadrolarına atandıkları tarihten önce, eski kadroları için mevcut olan ve saklı haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışlarının şahsa bağlı haklarda artış olarak sayılacağı ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemelerin ise şahsa bağlı hak kapsamında değerlendirilmeyeceği, anlaşılmaktadır.

Somut olayda, 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aralarında ... İlinin de yer aldığı 13 ilde Büyükşehir Belediyesi kurulmuş ve aynı maddenin beşinci fıkrasıyla da bu illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği sona erdirilmiştir. Bu kapsamda, 6360 sayılı Kanun ile kapatılan ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta olan ..., 31.03.2014 tarihinde yapılan devirle ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna naklen atanmış ve söz konusu kadroda yürüttüğü yaklaşık 11 aylık görev sonrasında Belediye tarafından personel fazlalığı gerekçesiyle mülga Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiştir. Akabinde, ilgilinin ataması 6360 sayılı Kanun gereğince 27.01.2015 tarihinde ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde “Araştırmacı” kadrosuna yapılmış olup adı geçen kişi 21.09.2020 tarihine kadar söz konusu kadroda görevine devam etmiştir.

Sorumluların savunmalarında, ...'in 6360 sayılı Kanunla kapatılan ... İl özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 31.03.2014 tarihinde özlük hakları bakımından daha üst bir görev olan ... Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna naklen atandığı, bu atama ile İlgilinin ... büyükşehir belediyesi personeli olduğu ve bu görevde Büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı olarak 11 ay süreyle görev yaptığı, daha sonra ... Büyükşehir Belediyesinin personel fazlalığı gerekçesiyle İlgilinin mülga Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği, bu bildirim sonucu İlgilinin ... İl ... Müdürlüğünde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak görevine başladığı, 21.09.2020 tarihine kadar da bu Kurumda görev yaptığı, İlgilinin, kurumda Araştırmacı olarak göreve başladığı 27.01.2015 tarihinden 27.01.2018 tarihine kadar 3 yıl süre ile eski görevi (Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı) haklarının ödemesinin ilgili kanun gereği yapıldığı, ancak 27.01.2018 tarihinden sonra Araştırmacı kadrosunun mali haklarına göre ödeme yapılması gerekirken 2018, 2019 ve 2020 tarihleri arasında ilgiliye toplam … TL’nin sehven fazla ödendiği, 2022 yılında tespit edilmiş olan kamu zararının tahsili yönünde sorumlularca borç takibi yapılarak toplam … TL’nin tahsilatının sağlandığı ve konu ile ilgili işlemin tamamlanmış olduğu, ancak Sayıştay 6. Dairesinin 24.09.2024 tarih ve 223 no.lu İlamında 2019 yılı için … -TL'nin, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi yönünde tazmin kararının verilmiş olduğu,

... Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Mali İşler Şube Müdürlüğü’nün 09.07.2018 tarih ve E.578316 sayılı "3 yıl sürenin başlama ve bitiş tarihi tespiti" konulu yazısında da; ...' in ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında çalışmakta iken il müdürlüklerinde 27.01.2015 tarihinde Araştırmacı olarak göreve başladığının, 3 yıllık sürenin de 15.02.2018 tarihinde tamamlandığının, bu tarihten geçerli olarak yeni duruma göre uygulama yapılmasının gerektiği” ifade edilmişse de;

Anılan açık mevzuat hükümlerine göre, ilgilinin ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosunda görevli olması nedeniyle, 6360 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükümleri gereğince öngörülen fark tazminatının, ... İl Özel İdaresinin kapatılarak ... Büyükşehir Belediyesine devredildiği 31.03.2014 tarihini izleyen aybaşından geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile kendisine ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, fark tazminatı ilgiliye 15.04.2014-15.04.2017 tarihleri arasında ödenebilecektir. Ancak, 15.04.2017 tarihi itibariyle ilgilinin bahse konu ödemeden yararlanabileceği süre sona erdiğinden ve Genel Sekreter Yardımcısı kadrosu şahsa bağlı kadro olmadığından, fark tazminatının ödenmeye devam edilmesine imkan bulunmayıp, anılan tarihten itibaren adı geçenin görev yaptığı mevcut kadroya ait mali haklardan yararlanması gerekir. Savunmalarda iddia edildiği şekilde bu 3 yıllık sürenin, kişinin araştırmacı kadrosunda göreve başladığı 27.01.2015 tarihinin esas alınarak işletilmesi, yukarıda anılan açık mevzuat hükmüne aykırıdır.

Bu çerçevede, ...’e ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğünde "Araştırmacı” kadrosunda görev yaptığı 15.04.2017 tarihinden sonraki sürede de genel sekreter yardımcılığı haklarının fark olarak ödenmesi sonucunda 2019 yılı için …-TL kamu zararına neden olunmuştur.

Öte yandan her ne kadar Raporda, bahse konu kamu zararının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait fazla ödemeleri de kapsayacak şekilde sırasıyla; Seri BP 02.01.2024 tarih ve 1776875 numaralı Halkbank dekontu ile …-TL ve 09.02.2024 tarih ve 2024001554609511 işlem numaralı Vakıfbank dekontu ile …-TL olmak üzere toplamda … -TL olarak yılından sonra tahsil edildiği anlaşıldığından yapılacak işlemin kalmadığı ve tahsilatın ilamda gösterilmesinin uygun olacağı ifade edilmişse de;

Tespit edilen kamu zararı aynı olduğu halde, Raporda tespit edilen kamu zararı tahsil edilmiş olduğundan ilişilecek husus kalmadığı yönünde görüş belirtilirken, İlamda ise … -TL kamu zararı için herhangi bir tahsilatın gerçekleştirilmediği gerekçesiyle bu tutarın tazminine hükmedilmesinin nedeni; temyize konu İlamdan önce ... İl ... Müdürlüğü’nün 14.03.2022 tarih ve 2293532 sayılı yazısına istinaden 16.03.2022 tarihinde 2017 yılı için …-TL, 2018 yılı için …-TL, 2019 yılı için …-TL ve 2020 yılı için …-TL olmak üzere toplam … -TL kişi borcu olarak ... adına Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre "Kişilerden Alacaklar Hesabına" alınarak tahakkukunun yapılmış olmasıdır. Dolayısıyla bu borca ilişkin olarak ahizinden yapılan tahsilat, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre "tahsilat izleme dosyasında kayıtlı zamanaşımı süresi de gözetilerek borcun ana para ve faizine mahsup edilmiştir. Alacak Dosyaları Genel Dökümü incelendiğinde 2019 yılı için … -TL tutarındaki kamu zararı için herhangi bir tahsilatın gerçekleştirilmediği; bu nedenle de ahizi tarafından yatırılan tutarın, 2019 yılı için tespit edilen kamu zararını karşılamadığı görülmüştür.

Ayrıca verilen ek temyiz dilekçesinde, kamu zararının ...'den tahsiline ilişkin idari işleme yönelik ilgili tarafından yapılan yürütmenin durdurulması talebinin ... 2. İdare Mahkemesi'nce reddedildiği, bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın da reddedilerek kararın kesinleştiği, ... 2. İdare Mahkemesinin 2022/547 esas no.lu dosyasının karar aşamasında olduğu, gerekçeli kararla birlikte kamu zararının tamamının ... tarafından ödeneceği, devam eden davanın bekletici mesele yapılarak dava sonucunun beklenilmesi talep edilmiştir. Ancak sorumluların hesap ve işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığının yargılama yoluyla kesin hükme bağlanması, Sayıştay'ın anayasal görevi olup; ahizin, kamu zararının tahsiline ilişkin idari işleme yönelik yargı yoluna başvurması gerekçesiyle, temyiz aşamasında yargılama sonucunun beklenilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla, sorumluların iddialarının reddedilerek, 223 sayılı ilamın 1. Maddesi ile, ... Bakanlığı ... İl ... Müdürlüğü bünyesinde “Araştırmacı” kadrosunda görev yapan ...’e, daha önce ... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcı kadrosunda görev yapması sebebiyle fark olarak ödenen mali hakların, fark ödemesine müstehak olunan süre tamamlandığı halde verilmeye devam edilmesi …-TL ‘ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliği ile,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 21.05.2025 tarih 58045 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Metin Sayıştay tarafından yayımlandığı gibidir; yapay zekâ özeti değildir. Bağlayıcı metin resmî kaynaktaki metindir.