Karar Arama
Kamu Denetçiliği Kurumu · Ret kararı
Memuriyetin askıya alınmasına ilişkin işlemin kaldırılması talebi hakkındadır
Kamu personel rejimi / Disiplin Cezaları ve Memuriyetin Sona Ermesi
| Esas no | 2025/18826 |
|---|---|
| Karar no | 2025/18278 |
| Karar tarihi | 31.12.2025 |
| Başvuru tarihi | 17.10.2025 |
| İlgili kurum | EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ |
| Yayın tarihi | 11.08.2026 |
T.C.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
- SAYI
- 2025/18278-S.25.25753
- BAŞVURU NO
- 2025/18826
- KARAR TARİHİ
- 31/12/2025
RET KARARI
- BAŞVURAN
- ,TCKN:
- BAŞVURUYA KONU İDARE
- EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
- BAŞVURUNUN KONUSU
- Memuriyetin askıya alınmasına ilişkin işlemin kaldırılması talebi hakkındadır
- BAŞVURU TARİHİ
- 17/10/2025
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda;
1.1. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürlüğü kadrosunda sicil numarasıyla görev yaptığını, 06.04.2021 tarihinde görev esnasında Bahçelievler ilçesinde yapılan uygulama sırasında kimlik kontrolünden kaçan bir şahsın yakalanması sürecinde görevini ifa ettiğini, şahsın şikâyeti üzerine yapılan yargılama sonucunda TCK’nın 86/3-d ve 53’üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezasına hükmedildiğini, söz konusu kararın 14.03.2025 tarihinde kesinleştiğini, yürürlükteki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/2’nci maddesi uyarınca infaz süresinin 270 gün yerine 135 gün olarak değerlendirilmesi nedeniyle kendi isteğiyle 12.05.2025 tarihinde cezaevine girdiğini ve 14.05.2025 tarihinde Denetimli Serbestlik hükümleri çerçevesinde tahliye edildiğini,
1.2. Ancak cezaevi dışında bulunmasına rağmen Personel Şube Müdürlüğünce beş (5) aylık sürenin tamamı temel alınarak memuriyetinin askıya alındığını, bu işlemin gerekçesi ve hukuki dayanağı hakkında tarafına herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, kendisine şifahi olarak Personel Başkanlığının 04.04.2024 tarihli, sayılı ve numaralı genelgesi uyarınca işlem tesis edildiğinin bildirildiğini, göreve başlatılmamasının yürürlükteki mevzuata aykırı olduğunu belirterek, yaşadığı ekonomik mağduriyetin de dikkate alınmak suretiyle göreve başlatılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Emniyet Genel Müdürlüğünün 17.11.2025 tarihli ve E- - - yazısında özetle; başvuranın, “Basit Yaralama” suçundan 9 ay hapis cezası aldığı ve hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına karar verildiği, anılan cezanın memuriyete engel suçlar kapsamında olmadığı ancak suçun kasten işlenmiş olması ve mahkeme kararında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi nedeniyle, cezanın infazı süresince memuriyetin askıya alınmasının gerektiği, bu uygulamanın Danıştay içtihatları, Devlet Personel Başkanlığı görüşleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü genelgeleri doğrultusunda tesis edildiği, cezanın infazının tamamlanmasını müteakip ilgilinin durumunun yeniden değerlendirileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.1. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinde; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48 inci maddesinde;
“Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
….
4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
5. (Değişik: 23/1/2008 - 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
(…)[112] zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”
6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma” başlıklı 53’üncü maddesinde;
“(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a)
Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
…” yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya şartlı salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir. (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
…..”
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’unun,“Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı” başlıklı 105/A maddesinde;(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.)
Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.”
…. hükümleri bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntısına yer verilen başvurusunda özetle; görev sırasında meydana gelen bir olay nedeniyle hakkında verilen ve kesinleşen 9 ay hapis cezası sonrasında, fiilen ceza infaz kurumunda çok kısa süre kalmasına ve denetimli serbestlik hükümleri kapsamında tahliye edilmesine rağmen, infaz süresinin tamamının esas alınarak memuriyetinin askıya alındığını, bu uygulamanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, göreve başlatılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir.
10. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler ile açıklamalarda özetle; başvuran hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı verilen hapis cezası nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği, bu hak yoksunluğunun cezanın infazı süresince devam ettiği, bu nedenle infaz süresi tamamlanıncaya kadar memuriyetin askıya alınmasının hukuken zorunlu olduğu, söz konusu uygulamanın Danıştay içtihatları, Devlet Personel Başkanlığı görüşleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü genelgeleri doğrultusunda tesis edildiği belirtilmiştir.
11. Başvuruya konu somut olayda, Bakırköy 45. Asliyece Mahkemesinin / Esas, / dosya numaralı kararı ile başvuranın “9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53/1-a,b,d,e maddesinde sayılan hak ve yetkiler ile (c) fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden kendi altsoyu dışında kalan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK’nın 53/2 maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar yoksun bırakılmasına” karar verildiği,
11.1. Anılan Mahkeme kararının İstinaf Mahkemesinin 14.03.2025 tarihli kararıyla kesinleştiği, bunun üzerine başvuranın, 12.05.2025 tarihinde Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim olduğu, Bakırköy 3.
İnfaz Hakimliğinin 14.05.2025 gün / Esas, / sayılı kararıyla da, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının müddetnamesine istinaden koşullu salıverme tarihi olan 24/09/2025 tarihine kadar olan kısmının Denetimli Serbestlik Tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilerek başvuranın aynı gün serbest bırakıldığı,
11.2. Bunun üzerine başvuranın 29.05.2025 tarihli dilekçesi ile idareye başvurarak 24.09.2025 tarihli koşullu salıverme tarihinin dikkate alınarak görevine başlatılmayı talep ettiği ancak idarece suçun kasten işlenmiş olması ve mahkeme kararında TCK’nın 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi nedeniyle talebinin ret edildiği anlaşılmıştır.
12. Bilindiği üzere, kamu görevlilerinin devlet memurluğu statüsünün kazanılması ve sürdürülmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda öngörülen genel ve özel şartlara tabidir. Anılan Kanun’un 48’inci maddesinde yer alan ve memurluk için aranan “kamu haklarından mahrum bulunmamak” şartı da, esasen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarıyla doğrudan ilişkili bir düzenlemedir.
13. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, kişinin kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bu hak yoksunluğunun, mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği hüküm altına alınmıştır.
14.Başvuruya konu somut olayda, Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararda başvuranın Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılmasına hükmedildiği görülmüştür.
15. Mahkeme kararında Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiş olması karşısında, başvuranın hapis cezasının infazı süresince kamu görevini fiilen yürütmesinin hukuken mümkün olmadığı; dolayısıyla idarece memuriyetin askıya alınmasına yönelik olarak tesis edilen işlemin, doğrudan kanun hükmünden kaynaklanan bir zorunluluğun sonucu olduğu anlaşılmaktadır.
16. Bu kapsamda başvuran, koşullu salıverilme tarihinin esas alınarak bu tarihten itibaren görevine başlatılması gerektiğini ileri sürmekte ise de, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere, koşullu salıverilme müessesesinin, iyi hâlli hükümlülerin cezalarının bir bölümünü ceza infaz kurumu dışında çekmelerine ve belirli şartlara uymak kaydıyla özgürlüklerine daha erken kavuşmalarına imkân sağlayan, infaz hukukuna ilişkin bir müessese olduğu, mahkûmiyeti ortadan kaldırmadığı ve mahkûmiyetin gerekli kıldığı hak yoksunluklarının bu süreçte devam ettiği; denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirilmesi hâlinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağı değerlendirilmektedir.
17. Öte yandan başvuran, memuriyetinin askıya alınması işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Kurumumuzun 2024/1059 sayılı Tavsiye Kararını emsal göstermiştir. Ancak mezkûr karar incelendiğinde; uyuşmazlığın fiili işlediği tarihte on sekiz yaşından küçük olan bir kamu görevlisine ilişkin olduğu ve değerlendirmenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki özel düzenleme kapsamında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; başvuranın sunduğu Tavsiye Kararı, somut uyuşmazlıktan farklı maddi vakıalara, farklı bir hukuki statüye ve istisnai nitelikteki bir kanun hükmüne dayandığından, mevcut dosya bakımından emsal teşkil etmediği değerlendirilmiştir.
18. Sonuç olarak; Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; yukarıda zikredilen hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kararında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiş olması karşısında, başvuranın hapis cezasının infazı süresince kamu görevini fiilen yürütmesinin hukuken mümkün olmadığı, dolayısıyla idarece memuriyetin askıya alınmasına yönelik tesis edilen işlem ile bu işleme yönelik itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
/
Kavaklıdere Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA