Kamu Denetçiliği Kurumu · Kısmen tavsiye kısmen ret kararı

Diğer
Yazı boyutu

Atıf biçimi

Biçime dokunun, panoya kopyalanır.

Resmî kaynak

Sürekli işçilerin yıllık ücretli izinlerinin devredilmesine imkan tanınması talebi hakkındadır.

Kamu Personel Rejimi-1 / İdarede işçi statüsünde çalışanların İş Kanunundan ve iş akdinden kaynaklanan haklarına ilişkin konular

  • E. 2023/8482
  • K. 2023/15782
  • 11.12.2023

T.C.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI
2023/15782-S.23.24835
BAŞVURU NO
2023/8482
KARAR TARİHİ
11/12/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN
,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU
Sürekli işçilerin yıllık ücretli izinlerinin devredilmesine imkan tanınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ
14/06/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Diyarbakır - İlçe Sağlık Müdürlüğünde, sürekli işçi olarak çalışmakta olduğunu, 2022 yılına ait iznini, 2023 yılı içerisinde kullanmak istediğini belirtmesine rağmen bağlı bulunduğu, kurumun personel şubesinin “'2022 yılına ait olan izninin yanacağını ve kullanılmayacağını” tarafına ilettiğini, akabinde kurumuna işçinin çeşitli nedenlerle kullanılmadığını izinlerin yanmadığı belirterek, bir sonraki yıla devredeceğini, bu hususla ilgili mevzuat ve kökleşmiş Yargıtay içtihatların kesinlik kazandığını, bu bağlamda işçilerde izin hakkında zaman aşımı diye bir süre söz konusu olmadığından iş akdinin devam ettiği sürece işçinin izin hakkının kalacağını, kullandırtılmadığı takdirde emeklilik zamanında kullanılmayan izinlerin ücretinin ödeneceğini, bu durumunda kurum açısından kamu zararı oluşturacağını, kamu zararı oluşmaması için 2022 yılına ait olan iznini, 2023 yılı içerisinde kullanmak istediğini belirtmesine rağmen 2022 yılı izninin kullandırılmadığını, ayrıca izin kullandığında da iki seferdir 2023 yılına ait izninden düşüldüğünü belirterek işçilerin bir önceki yıla ait iznini, sonraki yıllarda da kullanabilmesinin sağlanması adına tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 31/07/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden 05.09.2023 tarih ve sayılı Sağlık Bakanlığından alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1 Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalıştırılan sürekli işçi personelin yıllık izin işlemlerinin 10.06.2003 tarih ve 25134 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.05.2003 tarih ve 4857 numaralı İş Kanunu'nun 52. - 60.

/ maddeleri ile 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği maddeleri ve Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23.04.2022 tarih ve sayılı ( barkod no.lu) yazısı doğrultusunda gerçekleştirilmekte olduğu,

2.2 Başvuranın "Türkiye Sağlık İş Sendikası” üyesi olduğu, Sağlık Bakanlığının üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile sözleşme imzalamaya yetkili HAK- İŞ'e bağlı Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (ÖZ SAĞLIK İŞ) arasında 05.06.2023 tarihinde imzalanan ve 01.01.2023-31.12.2024 tarih aralığını kapsayan işletme toplu iş sözleşmesinin bulunduğu, söz konusu sözleşmenin "İZİNLER” başlıklı 30. Maddesinin, yıllık izinleri düzenleyen (a) fıkrasının 5.

Bendinin: "İzinlerin ait olduğu yıl içinde kullandırılması esastır. Ancak, işlerin yoğunluğu nedeniyle kullanılamayan yıllık ücretli izinlerin ücreti, hizmet akdinin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, hizmet akdinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden işçiye ödenir." şeklinde düzenlendiği, Başvuranın izin taleplerine ilişkin tüm başvurularının olumlu karşılanarak izinlerinin kullandırıldığı, iş yoğunluğu nedeniyle kullandırılmayan izninin bulunmadığı, personelin izin kullanmamasının tamamen kendi inisiyatifi ve iradesi ile oluştuğu,

2.3. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sürekli işçilerin yıllık ücretli izin haklarının düzenlenmekle anılan kanunun "Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi" başlıklı 54. Maddesinde: “...İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır..." hükmüne ye verildiği, bu hüküm doğrultusunda Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 23.04.2022 tarih ve sayılı genel dağıtımlı yazı ile il emrinde görev yapan sürekli işçi personelin yıllık izinlerini hak etmiş oldukları yıl içerisinde kullanmaları gerektiğinin bildirildiği,

2.4. Başvuran tarafından 2022 izninin 2023 yılında kullanılmak istediğine yönelik 05.01.2023 tarihli başvurusunun 10.01.2023 tarih ve sayılı yazı ile Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.01.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda 4857 sayılı yasanın 54. maddesi ile Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23.04.2022 tarih ve sayılı genel dağıtımlı yazısına atıfta bulunularak adı geçen personelin başvurusunun uygun olmadığı bildirilmesi üzerine, bu hususun başvurana tebliğ edildiği,

2.5. Başvuranın idareden 2022 yılında üç defa izin başvurusunda bulunduğu ve başvurularının olumlu karşılanarak her üç başvuruda da izin kullandırıldığı görülmektedir. Başvurana 10.10.2022-17.10.2022;

14.11.2022-19.11.2022; 25.11.2022-26.11.2022 tarihlerinde olmak üzere senelik izin kullandırılmıştır.
Bunun dışında başvuranın 2022 yılında herhangi bir izin başvurusu olmamıştır. İdarede sürekli işçi olarak çalışan diğer personeller 2022 yılı için hak ettikleri izinlerinin tamamını kullanmışlardır. İdare tarafından bu konuda personellere yönelik kısıtlayıcı, erteleyici bir uygulamada bulunulmadığı,

2.6. Başvuranın 05.01.2023 tarihli başvurusunda 2022 yılında 9 (dokuz) gün izin kullanmadığını ve bu izinlerini 2023 yılında kullanmak istediğini beyan ettiği, konunun Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.01.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23.04.2022 tarih ve sayılı genel dağıtımlı yazısına atıfta bulunularak adı geçen personelin başvurusunun uygun olmadığı bildirilmiştir. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda izin devir işleminin olamayacağı ifade edildiğinden, başvuranın 2022 yılından bıraktığı izinleri kullandırılmamış ve bu durum kendisine tebliğ edilmiştir. Akabinde başvuranın tekrar aynı taleple başvurması üzerine Sağlık Bakanlığının genel yazısına atıfta bulunularak başvurucunun talebinin bu genel yazı doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği,

2.7. Başvuranın idareye şifahi veya yazılı olarak yaptığı idari ve yıllık ücretli izin başvurularının tamamı olumlu karşılanmış olup, kişinin talep ettiği dönemlerde izin kullandırılmıştır. 2022 yılına ait olan ve kullanmadığı 9 (dokuz) günlük senelik iznini kullanması kendisine şifahi olarak söylenmiş fakat kendisi ihtiyacı olmadığını ifade ederek iznini kendi insiyatifi ile kullanmamıştır. Yukarıda ifade edilen yasal çerçeveden de anlaşılacağı üzere mücbir sebepler haricinde sürekli işçi statüsünde çalışan personelin iznini geçerli olduğu yıl içerisinde kullanması esastır. 2022 yılı içerisinde mücbir sebebe dayalı olarak başvuranın veya başka bir sürekli işçi personelin iznini kullanması mücbir sebebe dayalı olarak durdurulmamış ve engellenmemiştir. Başvurucunun, sürekli işçi statüsünde çalışan diğer personeller gibi tüm bu hususları bildiği düşünüldüğü,

2.8. Başvuran ile idare arasında başvuru konusu yapılan idari işlem/işlemlere ilişkin olarak "yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar” bulunmadığı,

İfadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde: “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” hükmüne,

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmüne,
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50 nci maddesi; “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne,

7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 1 inci maddesinde:“ Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.”

Hükmüne,
8. 4857 sayılı İş Kanununun “Ücret ve ücretin ödenmesi” başlıklı 32 nci maddesinde: “Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.”

8.1. 4857 sayılı İş Kanununun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53 üncü maddesinde:
“İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.”

8.2. 4857 sayılı İş Kanununun “Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi” başlıklı 54 üncü maddesinde: “ Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.
Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır.

İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır.

İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır.

Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.” hükmüne,

8.3. 4857 sayılı İş Kanununun “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56 ncı maddesinde: “Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

(Değişik üçüncü fıkra: 14/4/2016-6704/16 md.) Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.

İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz….” hükmüne,

8.4. 4857 sayılı İş Kanununun “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59 uncu maddesinde: “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.”

9. 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin İzin Kullanma Dönemleri başlıklı 5 inci maddesinde: “İşveren veya işveren vekilleri, bu Yönetmeliğin 15 inci maddesinde belirtilen izin kurulu veya 18 inci maddeye dayanılarak bunun yerine geçenlere danışmak suretiyle işyerinde yürütülen işlerin nitelik ve özelliklerine göre, yıllık ücretli izinlerin, her yılın belli bir döneminde veya dönemlerinde verileceğini tayin edebilir. Bunu işyerinde ilan eder.” hükmüne,

9.1. Anılan Yönetmeliğin “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 6 ncı maddesinde: “Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere (Değişik ibare:RG-18/8/2017- 30158) bölümler halinde kullanılabilir.

İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.
Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır.

İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde İş Kanununun 17 nci maddesinde belirtilen bildirim süresi ile 27 nci maddesi gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.
(Ek fıkra:RG-18/8/2017- 30158) Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.” hükmüne,

10. Sağlık Bakanlığının üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile sözleşme imzalamaya yetkili HAK-İŞ'e bağlı Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (ÖZ SAĞLIK İŞ) arasında 05.06.2023 tarihinde imzalanan ve 01.01.2023- 31.12.2024 tarih aralığını kapsayan işletme toplu iş sözleşmesinin "izinler” başlıklı 30. Maddesinin, yıllık izinleri düzenleyen (a) fıkrasının 5. bendinde: “ "İzinlerin ait olduğu yıl içinde kullandırılması esastır. Ancak, işlerin yoğunluğu nedeniyle kullanılamayan yıllık ücretli izinlerin ücreti, hizmet akdinin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, hizmet akdinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden işçiye ödenir." hükmüne,

11. 30/06/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 31527 sayılı ve Tasarruf Tedbirleri Konulu 2021/14 no.lu Genelgenin Personel Giderleri Başlığı Altında Yer Alan Düzenlemede: “4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin süreleri, ilgili yıl içerisinde kullandırılacaktır. Ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacaktır.” düzenlemesine,

Yer verildiği görülmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE
ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdare tarafından başvuranın tüm ücretli yıllık izin taleplerinin olumlu karşılandığı anlaşılmakla birlikte başvuran tarafından talepte bulunulmaması dolayısıyla önceki yıllarda hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin süreleri açısından 2021/14 no.lu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin amacının kamudaki sürekli işçilere izinlerini devir hakkı tanımaktan ziyade izinlerin kullandırılmasını esas aldığı bu bağlamda işçinin keyfiyeti doğrultusunda kullanmadığı izinlerden ziyade zorunlu hallerde kullanılamayan izinler için yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılabileceği değerlendirilerek somut olayda başvuran tarafından keyfi olarak kullanılmayan yıllık izin sürelerinin devredilerek sonraki yıllarda kullanılmak istenmesi yönündeki talebi açısından idarenin yönetim hakkı, İş Kanunun emredici hükmü ve başvuranın tabi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca idarece tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediği değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.”

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Başvuran özetle; önceki yıla ait olan iznini takip eden yıl kullanmak amacıyla idareye başvurmasına rağmen idare tarafından önceki yıla ait olan izninin kullanılmayacağının belirtilerek talebinin reddedilmesi üzerine işçilerin bir önceki yıla ait iznini, sonraki yıllarda da kullanabilmesinin sağlanması adına tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

14. Başvuruya konu idare tarafından ise, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sürekli işçilerin yıllık ücretli izin haklarının düzenlendiği, anılan kanunun "Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi" başlıklı 54. Maddesinde: “...İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır..." hükmüne yer verildiği, bu hüküm doğrultusunda Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 23.04.2022 tarih ve sayılı genel dağıtımlı yazı ile il emrinde görev yapan sürekli işçi personelin yıllık izinlerini hak etmiş oldukları yıl içerisinde kullanmaları gerektiği, ayrıca başvuranın tabi olduğu Toplu İş Sözleşmesinin izinler başlıklı düzenlemesinde “izinlerin ait olduğu yıl içinde kullandırılmasının esas olduğu” değerlendirilerek başvuranın talebi doğrultusunda işlem tesis edilemediği ifade edilmektedir.

15. Başvuruya konu uyuşmazlığın İdare bünyesinde sürekli işçi kadrosunda çalışmakta olan başvuranın önceki yıllara ait olan izinlerini sonraki yıllarda kullanıp kullanamayacağı noktasında düğümlendiği, bu itibarla önceki yıllara ait olan izinlerin sonraki yıllarda kullandırılıp kullandırılamayacağının irdelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

16. T.C. Anayasasının 50 nci maddesinde yer alan: “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” ifadesiyle dinlenme hakkının anayasal bir hak olduğu görülmektedir.

17. Anılan Anayasa hükmünde ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği ifade edilerek bu bağlamda 4857 sayılı İş Kanununda 53 ila 60 ıncı maddeleri arasındaki düzenlemelere yer verilmiştir.

18. Uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak ise 4857 sayılı İş Kanununun “Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi” başlıklı 54 üncü maddesinin 4. fıkrasında: “İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır.” hükmüne yer verildiği görülmektedir.

19. Anılan kanunun “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 59 uncu maddesinde ise: “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.” ifadesiyle sözleşmenin sona ermesi halinde kullanılmayan izinlerinin ücrete dönüşeceği, sözleşme sona ermeden kullanılamayan veya kullanılmayan izinler bakımından herhangi bir ücret hakkı doğmayacağı görülmekle birlikte önceki yıllarda hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin sürelerinin durumuna ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

20. İş Hukuku bağlamında işçi- işveren ilişkileri bakımından Yargıtay’ ın emsal kararlarında: “Sosyal devlet olma ilkesinin gereği olarak işverene başta ekonomik olmak üzere kişisel ve sosyal koşullar bakımından da bağımlı ve zayıf olan işçinin korunmasının esas olduğu, bu bağlamda İş Hukukunda işçinin korunması ilkesi kapsamında "işçi lehine yorum ilkesi" nin benimsendiği ifade edilmektedir. Bu itibarla önceki yıllarda hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin sürelerinin durumu açısından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “ Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.” hükmü göz önüne alınarak işçi lehine yorum ilkesi çerçevesinde somut durumun değerlendirilmesi gerekmektedir.

21. Yargıtay’ ın dinlenme hakkı bağlamında yıllık ücretli izin kapsamında vermiş olduğu: “Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.” (Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi 27.01.2022 tarihli 2021/12471 E. ve 2022/1343 K. sayılı kararı) ifadeleriyle işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaatinin olduğu ifade edilmiştir.

22. Yılık ücretli izin işçi için yerleşik Yargıtay Kararları ve 4857 sayılı kanunun 53 üncü maddesi çerçevesinde vazgeçilemez bir anayasal hak olmakla birlikte kullanılmayan yıllık iznin iş sözleşmesi devam ederken ücrete dönüşmeyeceği de yine Yargıtay içtihatları ve Kanun’la sabittir. İş Kanunu çerçevesinde esas olan yıllık iznin dönemi içerisinde kullanılmasıdır. Dolayısıyla ücretli yıllık izin hakkının, işçi tarafından kullanılmak istenmemesi veya işveren tarafından kullandırılmamasının 4857 sayılı İş Kanununun emredici hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmektedir.

23. Öte yandan yıllık iznin kullandırılmasına ilişkin olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/6774 Esas ve 2013/13240 sayılı kararında: “Yıllık ücretli izin ile hafta tatilinin süresi İş Kanununda nispi emredici olarak düzenlenmiş olup, işçinin belli bir süre çalışması durumunda hak edeceği yıllık izin ve hafta tatilinin kullanılacağı zamanı belirleme yetkisi yönetim hakkı kapsamında işverene tanınmıştır… Yıllık ücretli izin, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye yılın herhangi bir zaman diliminde ya da daha sonraki bir dönemde kullandırılabilir.” ifadeleriyle yıllık ücretli iznin iş kanununa uygun şekilde kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte işçinin yıllık izin talebinde bulunmaması işverenin işçiye yıllık izin kullandırma yükümünü ortadan kaldırmaz. Yıllık iznin ne zaman kullanılacağını belirleme yetkisi işverene ait olduğu için, işçinin, işverenin yıllık izne çıkarma talebini kabul etmeme yetkisi bulunmamaktadır. “ (Y.9. H.D. E:

2022/1756 K: 2022/2268 T: 23.02.2022).

24 İşverenin Kamu Kurumu olduğu hallerde yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmasına ilişkin olarak Sayıştay tarafından yayımlanan 2019 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda“ Yıllık izin hakkının çalışanların dinlenmesi ve işyerindeki veriminde düşüş yaşanmaması için tanınan bir sosyal hak olmasına rağmen mali bir hak olarak görülmesi nedeniyle denetimlerde, işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmayarak biriktirdiği, bunun sonucunda iş akdinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçilere önceki yıllarda kullanmadıkları yıllık izinler için sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden toplu olarak ödeme yapılmak zorunda kalındığı görülmüştür. Bu durumun, kamu idarelerinin nakit yönetimini olumsuz etkileyeceği ve ek maddi külfet oluşturabileceği değerlendirilmektedir.” İfadelerine yer verilmiş,

2021 yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda ise; “ ilgili mevzuat uyarınca, işçi yıllık izin hakkından feragat edilmesi mümkün değildir. İşveren olarak kurum yönetimlerine düşen görev çalışanların anayasal haklarının kendi rızalarıyla bile olsa ihlaline yol açan bu uygulamaya izin vermemek olduğundan, yıllık izinlerin kanunun öngördüğü şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bu itibarla; hem mevzuata uygunluk açısından hem de Bakanlığa ek mali külfet getirmemesi amacıyla yıllık izinlerin kullandırılması gerekmektedir.” ifadeleriyle özellikle kamu kurumları açısından, birikmiş yıllık izinlerinin kullandırılmasının işveren olarak kurumun sorumluluğunda bulunduğu belirtilmektedir.

25. Yine Kamu harcamalarında tasarrufu hedefleyen 30.06.2021 tarih ve 2021/14 sayılı "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçi ve diğer personelin yıllık izinlerini kullandırmalarıyla ilgili olarak: “ "4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin süreleri, ilgili yıl içerisinde kullandırılacaktır.

Ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacaktır." denilmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşları tarafından gereken tedbirlerin alınacağı her kademedeki yöneticinin ise tasarruf ilkelerinin uygulanmasından sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Söz konusu genelgenin halen yürürlükte olduğu ve Sağlık Bakanlığı açısından bağlayıcı nitelik taşıdığı görülmektedir.

26. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ücretli yıllık izin hakkının vazgeçilmez anayasal bir hak olduğu, esas olan yıllık iznin dönemi içerisinde kullanılması gerektiği, bu bağlamda ücretli yıllık izin hakkının, işçi tarafından kullanılmak istenmemesi veya işveren tarafından kullandırılmamasının 4857 sayılı İş Kanununun emredici hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, yıllık ücretli iznin iş kanununa uygun şekilde kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, işçinin yıllık izin talebinde bulunmamasının işverenin işçiye yıllık izin kullandırma yükümünü ortadan kaldırmayacağı, yıllık iznin ne zaman kullanılacağını belirleme yetkisi işverene ait olduğu için, işçinin, işverenin yıllık izne çıkarma talebini kabul etmeme yetkisi bulunmadığı, yıllık ücretli iznin iş kanununa uygun şekilde kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, bu nedenle başvuranın sürekli işçilerin kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin sürekli olarak devredilebilmesine idarece imkan tanınması talebinin reddi gerektiği değerlendirilmektedir.

26.1. Öte yandan yukarıda yer verilen belirtilen Sayıştay Raporlarında, özellikle kamu kurumlarının işveren sıfatına haiz olduğu hallerde birikmiş yıllık izinlerinin kullandırılmasının işveren olarak kurumun sorumluluğunda bulunduğu görülmektedir. Yine anılan 30.06.2021 tarih ve 2021/14 sayılı "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde de; önceki yıllarda hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin sürelerinin yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılabileceği görülmektedir. Yapılan açıklamalar kapsamında hem Sayıştay’ın ilgili raporu hem de Cumhurbaşkanlığınca yayımlanan 2021/14 sayılı Genelge’ de yer alan düzenlemede kamuya ek mali külfet getirilmemesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda İdare tarafından önceki yıla ait iznin sonraki yıllarda yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde kullandırılmasının olası bir iş akdi feshi halinde idarenin katlanacağı mali külfeti de azaltacağı değerlendirilmektedir. Yapılan tüm açıklamalar kapsamında,

İdarenin başvuranın önceki yıla ait iznini sonraki yıllarda kullanamayacağına ilişkin değerlendirmesi bakımından, İdare tarafından halen uygulanmakta olan 30.06.2021 tarih ve 2021/14 sayılı "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesine uygun şekilde işlem tesis edilmesi suretiyle mağduriyetin giderilmesi gerektiği aksi yönde uygulamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Diyarbakır İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ve

KISMEN REDDİNE;

Başvuranın sürekli işçilerin kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin sürekli olarak devredilebilmesine idarece imkan tanınması talebinin REDDİNE,

Başvuran tarafından önceki yıllarda hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin süreleri açısından 30.06.2021 tarih ve 2021/14 sayılı "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesine uygun şekilde işlem tesis edilmesi amacıyla SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Kavaklıdere Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

Telefon
0 (312) 465 22 00 Faks : 0 (312) 465 22 65 e-Posta : [email protected] İnternet Adresi : www.ombudsman.gov.tr

Metin Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yayımlandığı gibidir; yapay zekâ özeti değildir. Bağlayıcı metin resmî kaynaktaki metindir.