Karar Arama
Kamu Denetçiliği Kurumu · Ret kararı
Hizmet birleştirmesi ve yıllık izin hakkında
Kamu Personel Rejimi-1 / İdarede işçi statüsünde çalışanların İş Kanunundan ve iş akdinden kaynaklanan haklarına ilişkin konular
| Esas no | 2020/98390 |
|---|---|
| Karar no | 2021/5367 |
| Karar tarihi | 02.04.2021 |
| Başvuru tarihi | 13.10.2020 |
| İlgili kurum | ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ |
| Yayın tarihi | 03.04.2021 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
- SAYI
- 2021/5367-S.21.8729
- BAŞVURU NO
- 2020/98390
- KARAR TARİHİ
- 02/04/2021
RET KARARI
- BAŞVURUYA KONU İDARE
- ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
- BAŞVURUNUN KONUSU
- Hizmet birleştirmesi ve yıllık izin hakkında
- BAŞVURU TARİHİ
- 13/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuru sahibi tarafından yapılan başvuruda başvuru sahibi, EÜAŞ İstanbul Doğalgaz Santralleri İşletme Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığını, daha önceden 20.10.2008 - 16.07.2014 tarihleri arasında Türk Telekom A.Ş.’de çalıştığını, EÜAŞ Ambarlı'ya ataması yapılınca 16.07.2014 tarihinde Türk Telekom A.Ş.’den istifa ettiğini belirterek Türk Telekom A.Ş’de çalıştığı süreler ile Elektrik Üretim A.Ş’de çalıştığı hizmet sürelerinin birleştirilmesini, birleştirmeden doğacak hakkı olan (geçmişe dönük ücretli yıllık izinleri dahil olmak üzere) ücretli yıllık izinlerinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 25/10/2020 tarih ve S sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazılarına istinaden, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü 03/11/2020 tarih ve
E. sayılı yazılarında;
2.1) Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen eski hizmetlerin ücretli yıllık izin hesabında sayılmasıyla ile ilgili olarak da; merkez ve taşra teşkilatına gönderilen talimat gereğince müdürlük emrinde 4857 sayılı yasaya tabi olarak çalışan işçi personelden şirkette işbaşı yapmadan önce Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev yapanların, bu kurumlarda geçirdikleri eski hizmet sürelerinin belgelenmesi kaydıyla senelik izin süresi hesabında dikkate alınması gerektiği, başvuru sahibinin 18.07.2014 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununa göre daimi işçi statüsünde Kurumda açıktan olarak işe başladığı, daha önce çalışmış olduğu eski hizmetlerin kendi isteği ile istifaen ayrılması nedeniyle gerek kıdem tazminatı hesabı yönünden gerekse hizmet teşvik primi hesabı yönünden değerlendirilemeyeceği; ancak ücretli yıllık izin hesabı yönünden ise çalışmış olduğu eski işyerinin (Türk Telekom AŞ) kamu kurum veya kuruluşu olması ve buralarda geçen hizmetlerini belgelemesi şartıyla ücretli yıllık izin hesabı yönünden değerlendirilebileceği,
3) Başvuru konusu hakkında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınan 24.11.2020 tarih ve E. sayılı görüş yazısında; işçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve 4857 sayılı İş Kanununun 54 ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanacağı, hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanacağı, aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur." hükmü öngörüldüğü,
3.1) Bütün bunlara göre; a) Özel sektöre ait işyerlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin sürelerinin hesabında, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınması gerektiği,
b) Kamu sektöründe çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin hesabında ise, bir kamu işverenine bağlı olarak geçen sürenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54 üncü maddesinin son fıkrasında sayılan bir başka kamu işverenine bağlı olarak geçen süreyle birleştirilebileceği, görüşüne varıldığı,
Açıklaması yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,
‘Çalışma şartları ve dinlenme hakkı’ başlıklı 50’nci maddesinde; “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ‘Tanımlar’ başlıklı 3 üncü maddesinde;
e) İdare: Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarını, mahallî idareleri, mahallî idarelerin bağlı idarelerini, mahallî idare birliklerini, döner sermayeli kuruluşları, kanunlarla kurulan fonları, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüslerini, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait kuruluşlar ile bunlara bağlı ortaklıklar ve müesseseleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını, kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerini,
"Kurumun Görevi" başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 4857 sayılı İş Kanunun ‘Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi’ başlıklı 54 üncü maddesinde, “ Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.
Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.
6.1) ‘Yıllık izin ücreti’ başlıklı 57 nci maddesinde; “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
7) 03/03/2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinde;
‘Yıllık Ücretli İzine Hak Kazanma’4 üncü maddesinde; “İş Kanununun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 54 üncü maddesindeki esaslar ve 55 inci maddesindeki durumlar göz önünde tutularak her işçinin yıllık ücretli izne hak kazandığı tarih bu Yönetmeliğin 20 nci maddesinde sözü geçen yıllık ücretli izin kayıt belgesine yazılır.
Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.
Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanun veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler de, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında birleştirilerek göz önünde bulundurulur.
8) Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) ile Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası arasında Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ) ve Bağlı İşyerleri İçin Bağıtlanan 01.03.2019-28.02.2021 arasında yürürlükte olan 18. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesinin ‘İznin Tanımlanması’ başlıklı 108 inci maddesinde;
c) İşçinin Devlete veya Devlete bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde veya Kamu İktisadi Kuruluşlarında veya özel yasalara göre kurulmuş banka veya benzeri kuruluşlarda geçen belgelenmiş çalışma süreleri, izin süresinin tespitinde nazara alınır.
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN.FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE
ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuru sahibi özetle EÜAŞ İstanbul Doğalgaz Santralleri İşletme Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığını, daha önceden 20.10.2008 – 16.07.2014 tarihleri arasında Türk Telekom A.Ş.’de çalıştığını, EÜAŞ Ambarlı'ya ataması yapılınca 16.07.2014 tarihinde Türk Telekom A.Ş.’den istifa ettiğini belirterek Türk Telekom A.Ş’de çalıştığı süreler ile Elektrik Üretim A.Ş’de çalıştığı hizmet sürelerinin birleştirilmesini, birleştirmeden doğacak hakkı olan (geçmişe dönük ücretli yıllık izinleri dahil olmak üzere) ücretli yıllık izinlerinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
11) Uluslararası Sözleşmelere ve Anayasamıza göre dinlenme bir hak olup, Anayasanın 50’nci maddesinde “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” hükmü bulunmaktadır. Yıllık ücretli izin hakkı Anayasada düzenlenerek güvence altına alınmış hayati önemde bir insan hakkıdır. Çünkü iş hayatında bedenen ve ruhen yıpranan işçinin dinlenerek bu yıpranmayı tamir edebilmesi ve sağlıklı bir toplum ve verimli bir iş hayatı için serbest zamana ihtiyacı vardır. Bu sebepledir ki bu hak kişiye özeldir, başkasına devredilemez ve bu haktan feragat edilemez.
12) Yıllık izinlerinin kullanılmasıyla ilgili İş Kanunu hükümlerinde, işçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve Kanunun 54 ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanacağı, hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanacağı, aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulacağı, Kamu sektöründe çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin hesabında ise, bir kamu işverenine bağlı olarak geçen sürenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54 üncü maddesinin son fıkrasında sayılan bir başka kamu işverenine bağlı olarak geçen süreyle birleştirilebileceği, ilgili Yönetmelikle aynı şekilde belirlenmiştir.
13) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 3’ncü maddesinde idarenin tanımı yapılmış olup idare kapsamı içerisinde; kanunlarla kurulan fonları, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüslerini, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait kuruluşlar ile bunlara bağlı ortaklıklar ve müesseseleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını, kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişileri sayılmıştır. Sermayesinin % 50’den fazlası kamuya ait olan Kuruluşlar ile bunlara bağlı ortaklıklar ile kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişileri idare kapsamında yer almaktadır. Kamu hizmeti kavramı ise Anayasa Mahkemesi kararlarında “Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinmelerini karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler” olarak belirtilmiştir.
14) Somut durumun incelenmesinde, başvuru sahibinin EÜAŞ müdürlüğü bünyesinde 14/07/2014 tarihinden itibaren İş Kanununa tabi olarak tekniker unvanında çalıştığı, daha önceden 20/10/2008 – 16/07/2014 tarihleri arasında Türk Telekom AŞ’de çalıştığını, 2005 yılında özelleştirmeden sonra Türk Telekom AŞ’nin kamu tüzel kişiliği sona ermiş olup özel hukuk tüzel kişiliği olarak devam ettiği, özel yasalara kurulmuş özel yasalara bağlı olarak Devlete bağlı özel hukuk tüzel kişisi olduğundan, ayrıca kamu işletme raporlarında kamu işletmesi olarak sayıldığını ileri sürerek Türk Telekom AŞ’deki hizmet sürelerinin EÜAŞ bünyesinde birleştirilmesini, birleştirmeden doğan haklarının, geçmişe dönük ücretli yıllık ücretlerinin verilmesi talebiyle ilgili İdare tarafından ücretli yıllık izin hesabı yönünden çalışmış olduğu eski işyerinin (Türk Telekom AŞ) kamu kurum veya kuruluşu olması ve buralarda geçen hizmetlerini belgelemesi şartıyla ücretli yıllık izin hesabı yönünden değerlendirilebileceği gerekçesiyle uygun görülmediği anlaşılmaktadır.
15) Başvuruya konu olan Türk Telekom A.Ş.’nin kamu işletmesi olup olmadığıyla ilgili yapılan incelemede, Kamu Aydınlatma Platformundan şirketin hisse itibariyle %55 hisse LYY Telekomünikasyon A.Ş.’ye, %25 hisse Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı'na, % 5 hisse Türkiye Varlık Fonu'na, %15 hisse Borsa İstanbul'da halka açık olduğu, sermayesinin % 50’den fazlasının özel hukuk tüzel kişilerine ait olduğu görülmektedir. İlgili şirket tarafından yürütülen faaliyetin kamusal bir hizmet olması, hukuken kamu işletmesi olduğu anlamına gelmemektedir. Başvuruya konu husususun hizmet birleşmesinden kaynaklandığı ve de özellikle spesifik olarak talep edilen ücretli yıllık izin hakkının İş Kanununda düzenlediği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, kamu hizmeti yürüten bir işletmenin özel hukuktan kaynaklanan uyuşmazlığın yine mezkur İş Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
16) Uyuşmazlık Mahkemesinin 28/09/2015 tarihli, 2015/665 E. 2015/666 sayılı karar gerekçesinde; “….4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş.,
233 sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır….. dava açıldığı tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı,” aynı şekilde başka bir Uyuşmazlık Mahkemesi kararında;
(17/11/2014 tarihli ve 2014/939 E. 2014/983 K.) “Hisselerin fiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan “Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”nin imzalandığı 14.11.2005 tarihinden sonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğini kaybetmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
17) Başvuruya konu ücretli yıllık hakkının düzenlendiği İş Kanunu hükümleri incelendiğinde ise, yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen sürelerin dikkate alınacağı, Toplu İş Sözleşmesinde ise işçinin Devlete veya Devlete bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde veya Kamu İktisadi Kuruluşlarında veya özel yasalara göre kurulmuş banka veya benzeri kuruluşlarda geçen belgelenmiş çalışma süreleri, izin süresinin tespitinde nazara alınacağı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüş yazısında; Kamu sektöründe çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin hesabında ise, bir kamu işverenine bağlı olarak geçen sürenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54 üncü maddesinin son fıkrasında sayılan bir başka kamu işverenine bağlı olarak geçen süreyle birleştirilebileceği ifade edilmiştir. Yine Türkiye Haber-İş Sendikası İle Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında 05.08.2019 tarihinde bağıtlanan 13. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümleri içerisinde, “a) Anayasada yer alan haberleşme hizmetlerinden Telekomünikasyonla ilgili olanların sağlanması görevi kendisine 406 ve 5809 sayılı Kanunlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş olan Türk Telekomünikasyon A.Ş. için haberleşmenin gizlilik, emniyet ve devamlılık niteliklerinin önem taşıdığı ve memleketin sağlık ve güvenliğiyle ilgili bir kamu hizmeti olduğu.. (Temel İlkeler ve İşverenin Hakkı, 8. Madde, https://www.haberis.org.tr/uploads/files/13-donem-isletme-toplu-is-2019.pdf) hüküm altına alınmıştır.
18) Yukarıda yapılan açıklamalar, zikredilen mevzuat hükümleri, İdarelerin cevabi yazıları, konuya ilişkin görüşler ve yargı kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar idarenin gözetim ve denetimi altında kamu hizmeti yürütse de başvuranın hizmet birleştirilmesi talep ettiği 2008-2014 yıllarında Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin hem kamu hisse payları açısından hem de Türk Ticaret Kanunu kapsamında özel hukuk tüzel kişisi olduğu, uyuşmazlık mahkeme kararında da ifade edildiği üzere kamu kuruluşu niteliğini kaybettiği için ücretli yıllık iznin hesaplanmasına esas hizmet birleştirilmesinin İş Kanunu’nun 54’üncü maddesiyle 18. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesinin 108’inci maddesi kapsamında belirtilen kamu idaresi olarak nitelendirilmesine imkanı olmadığı, başvurunun reddedilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede, hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve yasal mevzuat uyarınca BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURAN ve ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi